Yazılı açıklamasında milli güvenliğin bir "beka meselesi" olduğuna dikkat çeken Bağcıoğlu, devlet yönetiminde alınan stratejik kararların yalnızca günün şartlarına göre değil, orta ve uzun vadeli etkileri hesaplanarak verilmesi gerektiğini belirtti.
Bağcıoğlu, Milli Savunma Bakanlığı'nın daha önce yaptığı açıklamalara işaret ederek, S-400 sisteminin Türkiye'nin entegre hava savunma ağına dahil edilmediğini ve yalnızca "stand alone" (bağımsız) şekilde çalıştırıldığını hatırlattı.
"Bu konu, bir elektronik eşya alıp 'kullanamadım, iade ediyorum' demeye benzemez."
ifadelerini kullanan Bağcıoğlu, sistemin satın alınmasının ardından Türkiye'nin ambargolarla karşı karşıya kalacağının önceden bilindiğini savundu.
"Sorumluluktan Kaçılamaz"
S-400 kararını savunanların bugün sistemi satış dahil çeşitli yollarla elden çıkarmaya çalıştığını öne süren Bağcıoğlu, geçmişte milli egemenliğin sembollerinden biri gibi sunulan sistemin bugün farklı arayışlarla gündeme gelmesini eleştirdi.
"'O günün şartları bunu gerektiriyordu' diyerek sorumluluktan kaçılmaz" diyen Bağcıoğlu, devlet yönetiminin geleceği öngörmek ve oluşabilecek riskleri önceden hesaplamak zorunda olduğunu vurguladı.
Bağcıoğlu açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:
"Kaybedilen yılların, harcanan milli kaynakların, geciken milli projelerin ve zarar gören devlet itibarının sorumluluğu üstlenilmeli, bunun hesabı Türk milletine verilmelidir."
Türkiye'nin Önceliği: Hava Gücünü Yeniden Güçlendirmek
Bağcıoğlu, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde hava kuvvetlerinin caydırıcılığını artıracak projelere odaklanması gerektiğini belirterek şu öncelikleri sıraladı:
- F110 motorlarının tedarik edilmesi,
- F-16 Blok 70 savaş uçaklarının en kısa sürede envantere katılması,
- Bedeli ödenen F-35 savaş uçaklarının teslim alınması,
- Katar ve Umman üzerinden yürütülen EF-2000 Typhoon tedarik sürecinin tamamlanması,
- KAAN Milli Muharip Uçak Projesi ile F-16 Blok 70 "Özgür" modernizasyonunun hızla sonuçlandırılması,
- Muharip İnsansız Uçak Sistemi (MİUS) kapsamında Anka-3 ve Kızılelma projelerinin süratle tamamlanması.
"Milli Güvenlik Siyasi Hesaplara Kurban Edilemez"
Bağcıoğlu, açıklamasını milli güvenlik politikalarının günlük siyasi hesaplardan bağımsız yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı. Türkiye'nin savunma sanayisinde güçlü, sürdürülebilir ve öngörülü bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu belirten Bağcıoğlu, geçmişte yapılan stratejik hatalardan ders çıkarılması gerektiğini ifade etti.
S-400 tartışmasının yalnızca bir silah sistemi meselesi olmadığını dile getiren Bağcıoğlu, bunun aynı zamanda Türkiye'nin savunma politikaları, uluslararası ilişkileri, ekonomik kaynaklarının etkin kullanımı ve devlet yönetimindeki stratejik karar alma süreçleri açısından önemli bir sınav olduğunu kaydetti.

Yorum Yazın