Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) toplantısı öncesinde yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Türk Silahlı Kuvvetlerinin personel sisteminden askerî sağlık yapısına, terfi süreçlerinden emekli askerlerin ekonomik sorunlarına kadar birçok başlıkta önemli uyarılarda bulundu. Bağcıoğlu, YAŞ kararlarının yalnızca bugünü değil, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelecek on yıllarını şekillendireceğini vurgularken, şehit aileleri ve gazilere ilişkin uzun süredir bekleyen yasal düzenlemelerin de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gecikmeden yasalaştırılması gerektiğini ifade etti.
"YAŞ, Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleceğini belirleyen en üst mekanizmadır"
Bağcıoğlu açıklamasında, Anayasa gereği Yüksek Askerî Şûra'nın Türk Silahlı Kuvvetlerinin personel politikalarının belirlendiği en üst karar organı olduğuna dikkat çekti.
YAŞ'ta alınacak kararların sadece mevcut personeli değil, gelecekteki komuta kademesini ve ordunun kurumsal yapısını da doğrudan etkileyeceğini belirten Bağcıoğlu, bu nedenle yapılacak değerlendirmelerin tamamen objektif kriterlere dayanması gerektiğini söyledi.
"Liyakat siyasi değerlendirmelerin önünde olmalıdır"
Bağcıoğlu, YAŞ kararlarının siyasi otoritenin onayına tabi olmasına rağmen değerlendirmelerde tek ölçütün askerî mesleki yeterlilik olması gerektiğini ifade etti.
Askerî personeli değerlendirme yetkisi bulunmayan bazı bakanların YAŞ içindeki konumunun yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Bağcıoğlu, diğer kamu kurumlarında personel terfi ve kariyer değerlendirmelerine görev alanı dışındaki bakanların katılmadığını hatırlatarak aynı ilkenin Türk Silahlı Kuvvetleri için de uygulanmasının kurumsal yapıyı güçlendireceğini dile getirdi.
Terfi sistemi objektif kriterlere dayanmalı
Bağcıoğlu'na göre Türk Silahlı Kuvvetlerinin personel sistemi;
- Anayasa'ya bağlılık,
- yürürlükteki mevzuata uyum,
- kurumsal değerlere sadakat,
- liyakat,
- mesleki başarı
esasları üzerine inşa edilmelidir.
Terfi, atama, görev süresi uzatımı ve emeklilik kararlarının siyasi değerlendirmelerden tamamen bağımsız yürütülmesi gerektiğini belirten Bağcıoğlu, özellikle üst komuta kademesinin belirlenmesinde kıta hizmeti, birlik komutanlığı deneyimi, harekât başarısı, liderlik kabiliyeti ve mesleki performansın temel ölçüt olması gerektiğini ifade etti.
"Resen emeklilikler kurumsal güveni zedeliyor"
Bağcıoğlu, gerekçesi açıklanmayan resen emeklilik kararlarının ve objektif kriterlere dayanmayan görev süresi uzatımlarının Türk Silahlı Kuvvetlerinde kurumsal güven duygusunu olumsuz etkilediğini söyledi.
Bu tür uygulamaların yıllarca yetiştirilen nitelikli insan kaynağının sistem dışına çıkmasına neden olabileceğini belirten Bağcıoğlu, personel yönetiminde öngörülebilir ve şeffaf bir sistemin önemine dikkat çekti.
FETÖ tecrübesi unutulmamalı
Geçmiş yıllarda terfi ettirildikten sonra FETÖ ile iltisak ve irtibat nedeniyle işlem yapılan personellerin bulunduğunu hatırlatan Bağcıoğlu, personel değerlendirme ve güvenlik soruşturmalarının en üst düzey hassasiyetle yürütülmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.
Bu konuda yapılacak en küçük hatanın hem Türk Silahlı Kuvvetlerinin güvenliğini hem de kurumsal yapısını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Askerî sağlık ve eğitim sistemi yeniden ele alınmalı
Bağcıoğlu, YAŞ gündeminin yalnızca terfi ve emekliliklerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek son yıllarda yapılan yapısal değişikliklerin de kapsamlı biçimde değerlendirilmesini istedi.
Özellikle;
- askerî sağlık sistemi,
- askerî eğitim yapısı,
- insan kaynağı planlaması,
- nitelikli personelin sistemde tutulması
konularının stratejik bakış açısıyla yeniden ele alınmasının Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Emekli askerlerin ekonomik durumu alarm veriyor
Bağcıoğlu açıklamasında emekli askerlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da geniş yer verdi.
Emekli askerî personelin büyük bölümünün yoksulluk sınırının altında gelir elde ettiğini belirten Bağcıoğlu, özellikle emekli astsubaylar, emekli binbaşılar ve emekli uzman erbaşların açlık sınırının altında maaşlarla yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti.
Bu tablonun yalnızca sosyal bir sorun olmadığını belirten Bağcıoğlu, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleceğini ilgilendiren stratejik bir mesele olduğuna dikkat çekti.
Nitelikli personelin sistemde tutulmasının ve gençlerin askerlik mesleğini tercih etmesinin ancak güçlü özlük haklarıyla mümkün olacağını vurguladı.
Şehit aileleri ve gaziler için TBMM'ye çağrı
Bağcıoğlu, açıklamasının ikinci bölümünde şehit aileleri ve gazilerin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarına dikkat çekti.
2024 yılında düzenlenen "Kahramanlara Vefa Çalıştayı" sonrasında hazırlanan kanun tekliflerinin yaklaşık iki yıldır Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Savunma Komisyonunda beklediğini belirten Bağcıoğlu, bu gecikmenin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
YENİ PARTİ teklifleri yeniden Meclis gündemine taşıdı
Bağcıoğlu, şehit aileleri ve gazilerin haklarına ilişkin bekleyen düzenlemelerin YENİ PARTİ tarafından yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulduğunu açıkladı.
Bunun yanında;
- şehit aileleri ve gazilerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak,
- askerî sağlık sisteminin yeniden kurulmasını hedefleyen
yeni bir kanun teklifinin de TBMM gündemine taşındığını belirtti.
"Siyasi partiler için samimiyet testi başladı"
Bağcıoğlu, artık tüm siyasi partilerin önemli bir sınavla karşı karşıya olduğunu belirterek şu çağrıda bulundu:
"Kendi kanun tekliflerini hazırlamaları ya da Meclise sunulan tekliflere yapıcı katkı sağlayarak TBMM tatile girmeden bu düzenlemelerin yasalaşmasına destek olmaları gerekmektedir."
"Şehit aileleri ve gaziler daha fazla beklememeli"
Bağcıoğlu açıklamasını, şehit aileleri, gaziler ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin geleceğinin günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini belirterek tamamladı.
Toplumsal vicdanın gereği olarak yıllardır bekleyen düzenlemelerin hayata geçirilmesini isteyen Bağcıoğlu, tüm siyasi aktörleri ortak sorumluluk anlayışıyla hareket etmeye davet etti.
Değerlendirme
Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu'nun açıklamaları, yaklaşan Yüksek Askerî Şûra toplantısı öncesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin personel sistemi, kurumsal yapısı, askerî sağlık ve eğitim sistemi ile emekli askerlerin ekonomik koşullarına ilişkin kapsamlı bir reform çağrısı niteliği taşıyor. Açıklamada ayrıca şehit aileleri ve gazilerin uzun süredir bekleyen haklarının gecikmeden yasalaştırılması gerektiği vurgulanırken, tüm siyasi partilere bu konuda ortak sorumluluk üstlenmeleri yönünde güçlü bir çağrı yapılıyor.

Yorum Yazın