GÜNDEM

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer e Gözaltı Demokrasiye darbe gündeme perde mi

|
385421 Görüntüleme
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir ve Mezitli belediye başkanlarıyla birlikte 59 kişi gözaltına alındı. Mersin’de de halk iradesi rafa kaldırılırken operasyon fon vurgununun da üzerini kapatmak olarak değerlendirildi.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer e Gözaltı Demokrasiye darbe gündeme perde mi


Politika Servisi
Saray rejiminin muhalefet üzerindeki saldırıları sürüyor. Son olarak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer dâhil 59 kişi gözaltına alındı. Operasyonun Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca Mersin Büyükşehir Belediyesi, Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında gerçekleştirildiği bildirildi. Polisin gözaltı kararı çıkarılan kişilerin evlerinde arama yaptığı aktarıldı.
Gözaltına alınanlar arasında aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) başkanı olan Vahap Seçer’in yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de yer aldı.
Soruşturmada Mersin Büyükşehir Belediyesi’ndeki yaklaşık 331 milyon liralık kamu zararının tespit edildiği iddia edilirken Mezitli belediyesinde zararın 1 milyar 10 milyon TL olduğu, Yenişehir belediyesinde ise 105 milyon TL olduğu öne sürüldü.
Vahap Seçer
FON KRİZİNİ ÖRTME ÇABASI
Operasyonun ardından tepkiler yükseldi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "gözaltıların fon krizinin üstünü örtme amacı taşındığını" söyledi. TBMM’de gazetecilere konuşan Özel, sabaha karşı belediye başkanların gözaltına alınmasını Saray rejiminin siyasi operasyonlarının bir ayağı olarak değerlendirdi.
"Belediye başkanı Yeni Partili de olsa, CHP’li de olsa, DEM Partili de olsa, İYİ Partili de olsa siyasidir" diyen Özel, kendilerinin bu tür operasyonlara karşı net bir tutum sergilediğini ifade etti.
BU İKİ YÜZLÜLÜKTÜR
Özel, isim vermeden CHP Genel Başkanlığı’na butlan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdi. "İki yüzlülükle karşı karşıyayız. Bizim yol arkadaşlarımız operasyona uğradığında ‘arınma’ diyenlerin, partiden ayrılmayanlar için yapılan operasyonlara tepki göstermeleri iki yüzlülüğün dik alasıdır” açıklamasında bulundu.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da sosyal medyadan yaptığı açıklamada "Mersin Büyükşehir, Yenişehir ve Mezitli belediye başkanlarının gözaltına alınması, fon soygununda suçüstü yakalanan iktidarın gündemi değiştirme hamlesidir" dedi.
Günaydın TBB başkanı olarak da görev yapan Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yerine Zeydan Karalar’ın, onun da tutuklanmasının ardından yerine Seçer’in geçtiğini hatırlattı ve şunları söyledi:
"Memleketi ve vatandaşı milyarlarca lira dolandıran AKP’li bakanlar ellerini kollarını sallayarak dolaşırken, malvarlıklarına tedbir kararları bir saat içinde kaldırılırken, ifadeye çağrıldığında gideceklerinde tereddüt olmayan muhalif belediye başkanlarını sabahın köründe evlerinden kolluk marifetiyle aldırmak ve görüntüleri dakikalar içinde servis ettirmek, adaletin değil, AKP’nin uyguladığı ikili hukuk sisteminin sonucudur."
Mersin’e düzenlenen operasyonun bir gün öncesinde ise rejimin fon vurgunu skandalına ilişkin soruşturmanın 5’inci dalgasının gerçekleştirilmişti. Soruşturma kapsamında 56 kişinin tutuklandığı, 88 kişi hakkında ise adli kontrol uygulandığı açıklanmıştı.
Fon skandalının ucu AKP’nin üst düzey kadrolarına çıkarken bir gün önce öne çıkan tartışmalar, muhalefetin eleştirdiği gibi belediye operasyonları ile kesilmek istendi.
Soruşturma kapsamında dile getirilen kamu zararı ve suçlamaların kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmediğinin altı çizilirken fon vurgunu tartışmaları arasında yapılan operasyonla beraber, yolsuzluk yaftası bir kez daha büyük meblağlar üzerinden muhalefetin üzerine atılmaya çalışıldı.
DEMOKRASİ RAFA KALKTI
Öte yandan ardı arkası kesilmeyen operasyonların ise hukuki bir karşılığı kalmamış durumda. Rejimin yargı merkezli dizaynının bir sonucu olarak ortaya çıkan tabloda, demokrasinin de ortadan kaldırıldığı bir kez daha vurgulanırken halkın iradesi Mersin’de de rafa koyulmuş oldu. Mersin operasyonu Saray yönetiminin kesintisiz darbe döneminin bir uzantısı olarak konumlandı.
Öte yandan operasyon, rejimin fon krizini görünmez kılma amacının yanında siyasal düzlemde de önemli bir yere sahip. 2019’da ittifak çatısı altında seçime giren Vahap Seçer, Mersin’i yüzde 45,09 ile kazanırken 2024’te bu oranı ittifaksız bir şekilde yüzde 59, 52’ye çıkardı.
Seçer özelinde ortaya çıkan bu başarı siyasi ve toplumsal yapısı heterojen bir kentte daha büyük anlam ifade ediyor. CHP’nin geleneksel seçmenlerinin yanı sıra milliyetçi-muhafazakâr seçmenin, Kürt seçmenin, tarımla geçinen kesimlerin ve yoğun göç alan kent nüfusunun aynı büyükşehir sınırları içerisinde bulunduğu Mersin’de Seçer, karşı mahalle olarak adlandırılan iktidar seçmenini de etkileyebildiğini ortaya koymuştu. Bu sonucu yalnızca Seçer’in kişisel başarısıyla açıklamak mümkün olmasa da Saray yönetimi, büyük ya da küçük kendi iktidarına tehlikeye sokan her bir durumu ortadan kaldırmanın peşinde. Mersin gibi bir kenti almaları gerekiyorsa demokrasiyi, halkın iradesini, seçme seçilme hakkını ortadan kaldırmak, Saray rejimi için bir sorun teşkil etmiyor. Kaynak Birgün
 

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.