GÜNDEM

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu: F-35 Konusunda Algı Yönetimi Yapılıyor

|
251997 Görüntüleme
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu: "Muharip Uçak Konusunda Oyalanıyoruz; Bekamız İçin Siyasi Vaatlere Değil, Devlet Ciddiyetine İhtiyacımız Var!"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu: F-35 Konusunda Algı Yönetimi Yapılıyor

ANKARA — Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin hava gücü ve muharip uçak tedarik süreçlerine ilişkin zehir zemberek bir açıklama yaptı. ABD Senatosu’nda yaşanan hukuki gerçekler ile kamuoyuna sunulan siyasi mesajlar arasındaki çelişkiye dikkat çeken Bağcıoğlu, "Bekamız için siyasi beklentilere veya belirsiz vaatlere ayıracak vaktimiz yoktur" diyerek hükümete acil çağrıda bulundu.

Bağcıoğlu’nun savunma sanayisinde yaşanan tıkanıklıkları, F-35 krizini ve Türkiye’nin atması gereken acil adımları ele aldığı yazılı açıklaması şöyle:

"F-35 Konusu Teknik Bir Süreç Değil, Dayatma ve Pazarlık Başlığıdır"

ABD Senatosu’nda sorulan sorulara verilen yanıtların nettir olduğunu belirten Bağcıoğlu, CAATSA yaptırımları yürürlükte kaldığı sürece Türkiye’nin F-35 programına geri dönüşünün hukuken imkansız olduğunu vurguladı. Buna rağmen yürütülen algı yönetimini eleştiren Bağcıoğlu şu ifadeleri kullandı:

"Bir yanda Senato tutanaklarında açıkça ifade edilen yasal engel, diğer yanda ise Trump ve bazı ABD’li yetkililer tarafından siyasi düzeyde verilen içi boş umut mesajları var. Türk kamuoyunda 'dönüş mümkün' algısı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu tablo bize net bir gerçeği gösteriyor: F-35 meselesi, teknik veya hukuki bir süreç olmaktan çıkmış; Türkiye üzerinde baskı kurmak ve bazı siyasi kararları ülkemize dayatmak için kullanılan bir pazarlık başlığına dönüştürülmüştür."

"Müttefiklik İlişkisi Oyalama ile Değil, Şeffaflıkla Yürütülür"

Uluslararası ilişkilerde ve savunma politikasında ciddiyetin esas olması gerektiğini belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı, müttefiklik hukukunun sınırlarının zorlandığına dikkat çekti:

"Müttefiklik ilişkisi; belirsizlik, oyalama ve kamuoyu yönetimiyle değil; şeffaflık, tutarlılık ve devlet ciddiyetiyle yürütülür. Türkiye’nin acil muharip uçak ihtiyacı, müttefiklerin siyasi takvimlerine, seçim vaatlerine veya ucu açık diplomatik belirsizliklere terk edilemez. Savunma politikalarındaki bu oyalanma ve kararsızlık, Türkiye’yi bölgedeki hava gücü yarışında geride bırakma riski taşımaktadır."

"KAAN’a İlave Kaynak Tahsis Edilmeli, Alternatifler Hızlandırılmalıdır"

Bölgesel tehditlerin ve hava savunma ihtiyacının ertelenemez bir boyuta ulaştığını ifade eden Yankı Bağcıoğlu, milli menfaatlerin korunması adına yapılması gereken acil eylem planını üç maddeyle özetledi:

  • ÖZGÜR Projesi: Mevcut hava gücümüzü oluşturan F-16 filolarımızın yerli ve milli imkanlarla modernizasyonunu kapsayan ÖZGÜR projesi hiçbir aksama yaşanmadan derinleştirilmelidir.

  • Ara Çözümler (Eurofighter ve F-16 Blok 70): Bölgesel güç dengesini korumak adına acil harekat ihtiyacı kapsamında Eurofighter Typhoon (EF-2000) ve F-16 Blok 70 tedarik süreçlerindeki belirsizlikler hızla giderilmeli, somut adımlar atılmalıdır.

  • Milli Gururumuz KAAN: Semalarımızdaki teknolojik bağımsızlığımızın en büyük sembolü olan Milli Muharip Uçak KAAN projesi, seri üretim ve tam harekat kabiliyetine bir an önce ulaşması için gerekirse diğer projelerden kısılarak ilave kaynak tahsisatıyla maksimum seviyede hızlandırılmalıdır.

"Başka Seçenek Yoktur"

Açıklamasını sert ve kararlı bir uyarıyla noktalayan Bağcıoğlu, savunma sanayi projelerinin iç politika malzemesi yapılmamasını isteyerek, "Milli güvenliğimiz ve beka meselemiz siyasi algı yönetimlerine kurban edilemez. Hava sahasının savunulmasında zafiyet kabul edilemez. Türkiye'nin kendi göbeğini kendisinin kesmesi; kendi bağımsız teknolojisine yatırım yapması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bekamız için başka seçenek yoktur!" dedi.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.