Son dönemde artan olaylar kapsamında, Türkiye bağlantılı "LIDER BORDO MAVI" adlı Ro-Ro gemisinin Samsun–Tuapse seferini gerçekleştirirken üç insansız hava aracı (İHA) ile saldırıya uğradığı bildirildi. Uzmanlar ve güvenlik otoriteleri, silahlı çatışmaların tarafı olmayan, sivil ve tarafsız ticari gemilerin uluslararası hukuka göre hiçbir koşulda askerî hedef sayılamayacağının altını çiziyor.
Diplomatik ve Askerî Düzlemde Acil Eylem Çağrısı
Sadece kınama mesajları veya yazılı açıklamaların mevcut güvenlik krizini aşmak için yetersiz kaldığına dikkat çekilen değerlendirmede, atılması gereken somut adımlar şu şekilde sıralandı:
-
Doğrudan Kriz Masası ve Koordinasyon: Türkiye, hem Rusya hem de Ukrayna ile ayrı ayrı; Deniz Kuvvetleri, Sahil Güvenlik ve ilgili denizcilik makamları arasında doğrudan işleyen bir iletişim, koordinasyon ve bilgi paylaşım mekanizması tesis etmelidir.
-
Net ve Caydırıcı Mesaj: Türk bayraklı ya da Türkiye bağlantılı gemilere yönelik her türlü saldırının karşılıksız kalmayacağı ve Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklarını saldırının niteliğine göre kararlılıkla kullanacağı ilgili taraflara açıkça deklare edilmelidir.
-
Etkili Karşı Tedbirler: Kasıtlı ihlal ve saldırılar karşısında, diplomatik ve ekonomik önlemler başta olmak üzere askerî nitelik taşımayan ama yüksek caydırıcılığa sahip karşı tedbirler ivedilikle masaya yatırılmalıdır.
Seyrüsefer Serbestisi Hayati Önem Taşıyor
Karadeniz'deki seyrüsefer serbestisinin, can ve mal emniyetinin korunmasının bölgesel istikrar açısından hayati önem taşıdığı belirtilirken, Türk deniz ticaretinin güvenliğinin sağlanması adına atılacak adımların aralıksız sürdürülmesi bekleniyor.

Yorum Yazın