Gelişmeleri değerlendiren Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Karadeniz’deki savaşın yarattığı risklerin artık çatışmaya taraf olmayan ülkelerin karasularına kadar dayandığına dikkat çekerek hayati uyarılarda bulundu.
"Türkiye Karasuları İçin de Risk Mevcut"
Savaşın etki alanının giderek genişlediğini vurgulayan Bağcıoğlu, benzer saldırıların Türkiye’nin Karadeniz karasularında veya mücavir deniz alanlarında da yaşanabileceğini ifade etti. Türk bayraklı ya da Türkiye bağlantılı ticari gemilerin hedef alınma ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Bağcıoğlu, güvenlik risklerinin en üst düzeyde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
AB'nin Karadeniz Tasarısı ve Montrö Riski
Bölgedeki sıcak gelişmeler üzerine Bulgaristan’ın, 15–16 Ekim tarihlerindeki AB Zirvesi’nde yeni bir adım atmaya hazırlandığı öğrenildi. Bulgaristan, AB’nin Kızıldeniz’de yürütmekte olduğu ASPIDES Harekâtı’na benzer bir deniz güvenliği misyonunun Karadeniz’de de başlatılmasını gündeme getirmeyi planlıyor.
Ancak Yankı Bağcıoğlu, böyle bir girişimin beraberinde çok ciddi diplomatik ve askeri riskler getireceği konusunda uyarıda bulundu. Karadeniz’e kıyıdaş olmayan ülkelerin savaş gemilerinin bölgedeki varlığının artırılmasının, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin getirdiği dengeleri ve hükümleri fiilen aşındırma riski taşıdığını vurguladı.
"Provokasyonlar Aydınlatılmalı, Türkiye Öncü Rol Almalı"
Karadeniz’in yeni bir askeri gerilim ve tırmanma alanına dönüşmesine izin verilmemesi gerektiğinin altını çizen Bağcıoğlu, yapılması gerekenleri şu sözlerle özetledi:
"Saldırıların failleri ve olası provokasyon ihtimalleri bir an önce açıklığa kavuşturulmalıdır. Türkiye, Karadeniz’de deniz ulaştırmasının güvenliğinin sağlanmasında öncü bir rol üstlenmelidir. Montrö Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanması esas alınarak, başta savaşan devletler olmak üzere Romanya ve Bulgaristan ile iş birliği güçlendirilmeli; bölgesel güvenlik tedbirlerinin geliştirilmesine Türkiye liderlik etmelidir."

Yorum Yazın