GÜNDEM

Tüm Emeklilerin Sendikası’ndan Sert Tepki: “Sefaleti Rakamlarla Gizleyemezsiniz!”

|
614978 Görüntüleme
Tüm Emeklilerin Sendikası, 3 Kasım 2026 tarihinde açıklanan ekim ayı enflasyon verilerinin ardından bir basın açıklaması yayımlayarak iktidarın ekonomi politikalarını ve açıklanan enflasyon oranlarını sert bir dille eleştirdi. Sendika, milyonlarca emekçinin ve emeklinin derinleşen bir yoksullukla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Tüm Emeklilerin Sendikası’ndan Sert Tepki: “Sefaleti Rakamlarla Gizleyemezsiniz!”

Enflasyon Verileri Arasındaki Uçurum Büyüyor

Açıklanan ekim ayı yıllık enflasyon rakamları, hayat pahalılığının boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi:

  • TÜİK yıllık enflasyon: %29,77

  • ENAG yıllık enflasyon: %45,12

  • İki kurum arasındaki fark: 15,35 puan

Öte yandan, yılın ilk dört aylık enflasyon verileri üzerinden Ocak 2027 için öngörülen geçici maaş artış oranları da netleşmeye başladı:

  • SSK ve Bağ-Kur emeklileri: %8,28

  • Memur ve memur emeklileri: Yaklaşık %6,26

Sendika, Kasım ve Aralık aylarının enflasyon verileriyle kesinleşecek bu oranların, emeklilerin yıllardır biriken gelir kayıplarını karşılamaktan çok uzak olduğunu belirtti.

"En Düşük Emekli Aylığı Açlık Sınırının Çok Gerisinde"

Basın açıklamasında, ekim ayı geçim araştırmalarına da dikkat çekilerek şu tablolara yer verildi:

  • TÜRK-İŞ Açlık Sınırı: 38.024 TL

  • TÜRK-İŞ Yoksulluk Sınırı: 123.856 TL

  • KAMU-AR Açlık Sınırı: 39.853 TL

Dört kişilik bir aile için hesaplanan bu açlık sınırlarına karşın, en düşük emekli aylığının yalnızca 23.552 TL seviyesinde kalması, emeklilerin temel insani ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olduğunu ortaya koydu.

"Sorun Yalnızca TÜİK Rakamları Değil, Saray Rejimi'nin Ekonomi Anlayışıdır"

Yıllardır uygulanan ekonomi politikalarının emeklilik sistemindeki yapısal sorunları derinleştirdiğine dikkat çeken Tüm Emeklilerin Sendikası, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Aylık bağlama oranlarının düşürülmesi, geçmiş gelir kayıplarının karşılanmaması ve emeklilerin milli gelirden yeterli pay alamaması, milyonlarca insanın yaşam koşullarını ağırlaştırmaktadır. Enflasyon verileri üzerinden yapılan tartışmaların, bu yapısal sorunları görünmez kılmasına izin verilmemelidir."

"Geçinemiyoruz!"

Siyasi iktidarın bütçe tercihleri, gelir dağılımı politikaları ve emeklilik sistemine ilişkin kararlarının kamuoyu önünde sorgulanması gerektiğini belirten sendika, açıklamasını şu sloganlarla sonlandırdı:

  • SEFALETİ RAKAMLARLA GİZLEYEMEZSİNİZ!

  • GE-Çİ-NE-Mİ-YO-RUZ!

TÜM EMEKLİLERİN SENDİKASI – BASIN AÇIKLAMASI

SEFALETİ RAKAMLARLA GİZLEYEMEZSİNİZ!

3 Kasım 2026'da açıklanan enflasyon verileri, Saray rejiminin ekonomi politikalarını ve milyonlarca emekli ile emekçinin yaşadığı geçim sıkıntısını bir kez daha gündeme getirdi.

Ekim 2026 yıllık enflasyon rakamları:

- TÜİK: %29,77
- ENAG: %45,12
- Aradaki fark: 15,35 puan

Dört aylık enflasyon üzerinden Ocak 2027 için oluşan geçici artış oranları:

- SSK ve Bağ-Kur emeklileri: %8,28
- Memur ve memur emeklileri: Yaklaşık %6,26

Kasım ve Aralık verileriyle kesinleşecek bu oranlar, emeklilerin yıllardır biriken gelir kayıplarını karşılamaktan uzaktır.

SARAY REJİMİNİN EKONOMİ POLİTİKALARININ BEDELİ KİMİN SIRTINDA?

Ekim ayı geçim araştırmalarına göre TÜRK-İŞ'in açıkladığı açlık sınırı 38.024 TL, yoksulluk sınırı 123.856 TL'dir. KAMU-AR'ın hesapladığı açlık sınırı ise 39.853 TL'ye ulaşmıştır.

Bunlar dört kişilik aile için hesaplanan tutarlardır. En düşük emekli aylığı ise 23.552 TL düzeyindedir.

Bu tablo, enflasyonun yalnızca açıklanan oranlarla değil, insanların satın alma gücüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

SORUN YALNIZCA TÜİK RAKAMLARI DEĞİL, SARAY REJİMİNİN EKONOMİ ANLAYIŞIDIR!

Yıllardır uygulanan ekonomi politikaları, emeklilik sistemindeki yapısal sorunları çözmemiştir.

Aylık bağlama oranlarının düşürülmesi, geçmiş gelir kayıplarının karşılanmaması ve emeklilerin milli gelirden yeterli pay alamaması, milyonlarca insanın yaşam koşullarını ağırlaştırmaktadır.

Enflasyon verileri üzerinden yapılan tartışmaların, bu yapısal sorunları görünmez kılmasına izin verilmemelidir.

BU BÖYLE GİTMEZ!

Emeklilerin ve emekçilerin yaşam koşullarını belirleyen ekonomi politikalarının sorumluluğu siyasi iktidardadır.

Saray rejimi olarak nitelendirdiğimiz yönetim anlayışının bütçe tercihleri, gelir dağılımı politikaları ve emeklilik sistemine ilişkin kararları kamuoyu önünde sorgulanmalıdır.

SEFALETİ RAKAMLARLA GİZLEYEMEZSİNİZ!

GE-Çİ-NE-Mİ-YO-RUZ!

TÜM EMEKLİLERİN SENDİKASI

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.