GÜNDEM

YENİ Parti'den Üsküdar buluşması... Özgür Özel'den Erdoğan'a: Bu mu senin demokratlığın?Diye seslendi.

|
459157 Görüntüleme
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimiyle Üsküdar'ın AK Parti'ye geçmesine tepki göstererek, "Millet istedi, biz Erdoğan'ın ilçesi denilen Erdoğan'ın kalesi denilen Erdoğan için en önemli denilen yerde bir Cumhuriyet kadınıyla Üsküdar'ın tertemiz kararıyla, helal oylarıyla bu seçimi kazandık. Şimdi buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Bu mu senin demokratlığın, bu mu senin cesaretin? Bu mu senin yüzün? Yazıklar olsun" ifadesini kullandı.
YENİ Parti'den Üsküdar buluşması... Özgür Özel'den Erdoğan'a: Bu mu senin demokratlığın?Diye seslendi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Üsküdar İskele Meydanı'nda "Karar Milletindir, Üsküdar Milletindir" buluşmasında yaptığı konuşmaya Grup Yorum'un "Açlığın Yürüyüşü Başlıyor" eserinden bir dörtlük okuyarak başladı. Özel, Üsküdar mitinginin YENİ Parti'nin ilk İstanbul mitingi olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:bir veya daha fazla kişi ve kalabalık görseli olabilir"Bu meydan herhangi bir meydan değildir. Bu meydan tarihin doğru tarafında duranların meydanıdır. Bu meydan zulme direnenlerin, irade hırsızlığına karşı iradesini savunanların, seçtiklerinin arkasında duranların, iftiracılara inat arkadaşlarını, dostlarını satmayanların meydanıdır. Bu meydana güç verenlere, ses verenlere, nefes olanlara selam olsun. Bu meydandan halktan, milletten değil de iktidardan ve yargısından meşruiyet arayanlara yazıklar olsun.

"BU MİLLETİN BU DARBECİLERLE GÖRECEĞİ BİR HESAP VAR"

YENİ Parti olarak tüm darbelere karşıyız, karşı olduk, olmaya devam edeceğiz. Hiçbir darbenin arkasında durmadık. Hiç sevmediğimize de yapılsa, sandığa, millete saygıdan tüm darbelere karşı çıktık, çıkmaya devam edeceğiz. Bugün 12 Eylül, kanlı faşist bir darbenin 46'ncı yılındayız. 12 Eylül'ü yapanlara da 15 Temmuz'u yapanlara da 19 Mart'ı yapanlara da yazıklar olsun. Yöntem, isim, asker değişiyor ama asıl mesele hiç değişmiyor. Millet seçiyor ama birileri milletin yerine karar vermeye, milletin seçtiğine değil kendi istediğine karar vermeye, sandığa hükmetmeye, sandıkta verilen kararı değiştirmeye karar veriyor. Bütün darbecilere meydan okuyoruz. Amasya Tamimi'nden beri Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu Meclis'in duvarına yazdığı gibi 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir'. Milletin egemenliğini yok sayanlara, milletin seçtiğini, milletin rızasıyla alamadığı bir ilçeyi alabilmek için, milletin seçtiği pırıl pırıl insanlara iftira atanlara, bir Cumhuriyet kadınını, Sinem Dedetaş'ı haksız yere tutuklayanlara söyleyecek sözümüz var. Üsküdar'ın söyleyeceği söz var, günü gelince bu milletin bu darbecilerle göreceği bir hesap var. Bu güzel ilçemizi, 35 yıl hiç kazanamadık ama hiçbir zaman Üsküdarlıları suçlamadık. Hiçbir zaman sandıkta kazanamadığımız belediyeyi, baskıyla, tehditle, hileyle ele geçirmeye çalışmadık. Üsküdar'ın gönlüne girmek için sabırla çalıştık, doğruyu aradık, Sinem Dedetaş'ı aday gösterdik. Üsküdar karar verdi, Sinem Dedetaş'a 157 bin kişi oy verdi. Şimdi Sinem Dedetaş cezaevinde, seçimi kaybedenler başkanlık makamında. Yazıklar olsun.bir veya daha fazla kişi ve kalabalık görseli olabilir"BU MU SENİN DEMOKRATLIĞIN" Millet istedi, biz Erdoğan'ın ilçesi denilen Erdoğan'ın kalesi denilen Erdoğan için en önemli denilen yerde bir Cumhuriyet kadınıyla Üsküdar'ın tertemiz kararıyla, helal oylarıyla bu seçimi kazandık. Şimdi buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Bu mu senin demokratlığın, bu mu senin cesaretin? Bu mu senin yüzün? Yazıklar olsun. Sandığı duymadın, meydanı duyuyor musun Erdoğan?"

Özel, Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimlerine giden süreci hatırlattığı konuşmasında, "Valilik ve adliye koridorlarında yaşanan kumpas, dünya siyaset tarihinde ve dünya hukuk tarihinde görülmemiş bir rezalettir. Önce, seçtiğiniz, kararı verdiğiniz belediye başkanımızı haksız, hukuksuz, ispatsız, mesnetsiz şekilde tutuklayabilmek için iftiralar attılar, gözaltına aldılar, haksız tutukluluk yaptılar. 5 Ağustos günü apar topar belediye başkan vekilliği seçimine giriştiler. Üçüncü turda bir büyük ihaneti gördük. Bir büyük ihanetle o gün belediye meclisi üyesi olarak bizim listelerimizden seçilmiş dört kişinin işbirliğini gördük. Aslında daha fazlasını hedeflemişlerdi, onun için o kumpası kurmuşlardı, o oyun o gün için tutmadı, yarıda kaldı. Gösterdiğimiz belediye başkan vekilimiz, partimizin oylarıyla son turda seçildi. Ancak kötülük durmadı. Ne yaptıklarını biliyorlardı. Daha fazlasına hazırlandılar. Sonucu bu kadar net olan bir seçimde buldukları bir mahkemeye, seçimi iptal ettirdiler ve yeniden seçim kararı aldılar" diye konuştu.kalabalık görseli olabilir"VALİ, AK PARTİ'NİN İL BAŞKANINDAN ÇOK AK PARTİ'YE ÇALIŞTI" Özel, ilan edilen seçim tarihinden üç gün önce üç belediye meclis üyesinin oy kullanamasın diye gözaltına alındığını, iki belediye meclis üyesinin daha sonra tutuklandığını anımsatarak İstanbul Valisi Davut Gül'ün tutumunu eleştirdi. Özel, "Ne yapacaktın? AK Parti'nin ampul bayrağıyla İstanbul'da şehir turu mu atacaktın? Yazıklar olsun. Seni devletin valisi diye o makamda oturup da hükümetin valisi olana, AK Parti'nin il başkanından çok AK Parti'ye çalışan valiye yazıklar olsun" diye konuştu.

Özel, şunları kaydetti:

"Türkiye'de görevini devlete sadakatla yapan kaymakamlara, valilere sözüm yok ama gün gelecek, devran değişecek. Keser dönecek, sap dönecek, o gün AK Parti'nin il başkanlığını yapanlar hesap verecek. Tarihe utançla geçecek bir iş yaptılar. Dört transfer, iki tutuklamayla yaptırdıkları oylamada seçim kazandık diye övündüler. Gittik suç duyurusunda bulunduk. Buradan Üsküdar'ın AK Parti'ye, MHP'ye oy vermiş ama 'yalandan korkarım' diyen kim varsa ona söylüyorum.

Ahmet Başbaydar, terör örgütü üyeliğinden ceza alan 15 yıldır İngiltere'de olan oğlunu getirme sözü verdi Adalet Bakanlığı diye, 40 kişinin önünde itirafta bulundu. Cumhuriyet Başsavcılığı, eğer adının başındaki cumhuriyet adını hak edeceksen Ahmet Başbaydar'ı çağıracaksın, oğlunun durumuna bakacaksın. Hüseyin Kazan, 'Oğlum tutuklu, iyi halden yararlandırtmıyor, hapisten çıkamıyor' derken oğlu eylüle gelirken dışarıya çıkartıldı. Bunu soruşturacaksın. Ayhan Aydın telefonda ağlayarak 'Savcı tutuklamayla tehdit etti. Amine Cansu Çelik'i tutukladık, seni de alır koyarız diyor, hasta engelli çocuğum, eşim var, ben ne yapayım' diyor. Ertesi sabah savcı çağırıyor, 'O gün kafam karışıktı, ne dediğimi bilmiyorum' diyor. Tahsin Usta, ailesinin reddettiği... Eşleştirin bakalım Tahsin Usta'nın bazlarını, kimlerle... Çalıştığı iş yerinin sahibi iki gün önce savcılığa çağrılan, o gece kendisi savcılar tarafından aranan Onur Boyav, tutumunu değiştirdi, Üsküdar'ın iradesini fesada uğrattı, emanete ihanet etti. Suç duyurumuzu sonuna kadar takip edeceğiz, ya bunlardan hesap sorulacak, ya gün gelecek millet yetkiyi verecek, bunlardan hesabı millet sorduracak.bir veya daha fazla kişi, saksafon ve kalabalık görseli olabilir"YEDİ BELEDİYE MECLİS ÜYEMİZ SAVCILIĞA ÇAĞRILDI"

5 Ağustos'ta kazandığımız seçimden sonra yedi belediye meclis üyemiz, ki bunlardan biri seçimi yönetecek Meclis Başkan Vekilimizdir, avukatsız gel diyerek, adliyeye çağrılmıştır. Kazanılmış seçimden sonra, yapılacak seçime doğru yedi belediye meclis üyesini savcılığa çağırıp, onlara telkinde, tehditte bulunmak, yargı erkinin yürütmenin emrine ve Üsküdar Belediyesi'nde görevdeki kişilerin aleyhine siyasete alet edilmesidir. Bunun talimatını veren de aracılık eden de uygulayan da anayasal suç işlemiştir. Bunu yapanların bu dünyada da öbür dünyada da iki elimiz yakasındadır.

Sinem Dedetaş'ı saygıyla selamlıyorum, 4 yaşındaki kızından koparılan, beynine pıhtı atan babası yoğun bakımda yatan ama iradesini satmayan Amine Cansu Çelik'i saygıyla selamlıyorum. Vaktiyle AK Parti'nin kuruluşunda emeği olan ama hileyi, desiseyi, haksızlığı, haramı görüp isyan eden ve tarihin doğru tarafında duran Ekrem Baki'yi saygıyla selamlıyorum. Ne tehditler, ne tehditler... Bunlara boyun eğmeyen, beni burada karşılarken gözlerinde cesareti gördüğüm Belediye Meclis üyelerimizin önünde saygıyla eğiliyorum. Belediye Meclis üyelerimiz tüm zorluklara rağmen tarihin doğru tarafında durmuş, partimizi utandırmamış, bizi Üsküdar'a mahcup etmemiş ve ayrı ayrı tarihe geçmişlerdir.

Bugünler gelir gider, sel gider, kum kalır. Ama Allah'a şükürler olsun ki bizim yanımızda 'AK Parti'ye geçeceğime onurumla hapis yatarım' diyen Sinem gibi yoldaşlarımız var. İzmit'te Fatma Kaplan Hürriyet var. Tanıdığım güne şükrettiğim Onursal Adıgüzel kardeşim var. Bir oyunuzu Sinem'e verirken, bir oyunuzu ona verdiğiniz Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu var. Bizim yanımızda bu dostlarımız, bu kardeşlerimiz, bu evlatlarımız varken, bu kahraman, bu cesur bu onurlu insanlar, onların yanında korkudan tir tir titreyen Tuzla'daki ismine layık olamayan Eren Aliler var, soy ismini hak etmeyen Çekmeköy'deki Orhan Çerkez var. Beykoz'un hiç özlemeyeceği, ilk seçimde defedeceği, Beykoz'un iradesini satan Özlem var. Onların yanında, yaşına başına güvenip Şile'yi emanet ettiğimiz, partisini ve Şile'yi satan Sacit Terzi var. Bize Sinemler, bize Ekremler, Ekrem Bakiler, Amine Cansu Çelikler yeter. Hainleri, satılmışları tepe tepe kullansınlar."
YENİ Parti'den Üsküdar buluşması... Özel, Mansur Yavaş'ın sözlerini tekrarladı: Ayrılıkta azap, birliktelikte rahmet vardır
 

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın sabah saatlerinde bir soru üzerine "Ayrılıkta azap, birliktelikte rahmet vardır" sözlerini tekrar ederek, "Artık saflar netleşmiştir. Yapılacak seçim, demokratlarla otokratlar arasındadır; Türkiye ittifakı ile darbe ittifakı arasındadır. Butlancılar ve darbeciler, otokratların safındadır. Artık bütün demokratların birleşme vakti gelmiştir. Üsküdar iyi bilir; ayrılıkta azap, birliktelikte rahmet vardır" ifadesini kullandı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Üsküdar İskele Meydanı'nda "Karar Milletindir, Üsküdar Milletindir" buluşmasında yaptığı konuşmada, "Üsküdar'dan madem ki ilçen ya, madem ki kalen ya, sakın şunu unutma. Sen istediğin kadar iradesine kapkaç yap, iradesini çalmaya çalış, Üsküdar o hesapları bozdu. Üsküdar bundan sonra ne senin, ne partinin kalesidir. Üsküdar milletin kalesidir" dedi. Özel, şunları kaydetti:

"Erdoğan'a sesleniyorum. Aydın'da topuklayan birisi AK Parti'ye katılmıştı. Bir gece mitinginde Erdoğan'a çağrıda bulundum, oralı olmadı. Ama geçen hafta Aydın'ın seçim anketi yayınlandı. Geçmişte rekor oylarla seçilen, sonra Aziz İhsan Aktaş tehdidiyle AK Parti'ye devşirilen, milletin gözünden, gönlünden düşmüş yerlerde sürünüyor. YENİ Parti, Aydın'da tek başına yüzde 50. Topuklayan efe, yüzde 18. Ben Üsküdar'a, ben Sinem Başkan'a, millete güveniyorum. Kendine güveniyorsan çık karşımıza yenileyelim seçimleri. Belediye leclisinde adam satın alarak, tehditle, şantajla, yargı gücüyle bir ilçeyi alıyorsan o bir seçim başarısı değil, tükenmişliğin itirafıdır. Kendine güvenen karşımıza çıksın. Dün çıkmış diyor ki Güneysu'da otobüsün camının içinden, 'İnşallah yaklaşan seçimleri atlatacağız'. Seçim, atlatılacak bir şey değildir. Hastalık atlatılır, kriz atlatılır, tehlike atlatılır, kaza atlatılır, seçim atlatılmaz. Atlatamayacaksın. Yaklaşan seçimi bir kriz olarak gören, bir tehlike olarak gören, atlatmak için kendince dua edene diyorum ki, emekli açlığı atlatmadan sen o seçimi atlatamayacaksın. Gençlerin ve ailelerinin gelecek kaygısı atlatılamıyorsa, vallahi atlatamayacaksın, billahi atlatamayacaksın, o seçimden kaçamayacaksın.

"BİZ O SANDIĞA VARIRIZ, O SEÇİMİ ALIRIZ"

Burdan bir sözüm de tüm hastalığıma, yorgunluğuma rağmen cesaretimle, inancımla ve sizlere teminat vererek söylüyorum, birileri sosyal medyada bozgunculuk, moral bozukluğu yaratıp, önümüzdeki döneme ilişkin mücadele azmini kırmak için türlü oyunlar içinde olabilir, kimse endişe etmesin, kimse enseyi karartmasın, kimse korkmasın. Biz o sandığa varırız, o seçimi alırız. Biz, o sandığa varacağız, o seçimi alacağız.

25 yıldır tek başına iktidarda olan parti, üç çöküşü birlikte yaşıyor, yaşatıyor. Siyasi olarak çökmüştür, ahlaki olarak çökmüştür, memleketi ekonomik olarak çökertmiştir. Siyasi olarak çökmüştür çünkü artık arkasında milletin desteği yoktur. Artık iktidar değişikliği zamanlama meselesidir. Siyasi olarak çökmüştür çünkü bir ilçe belediyesini hileyle ele geçirmeye tenezzül edecek kadar güçsüzdür, güvensizdir. Ahlaki olarak çökmüştür çünkü seçilmişleri tehdit ederek, menfaat teklif ederek yanına çekmeye tenezzül edecek kadar küçülmüştür. Emeklisine 23 bin TL, asgari ücretlisine 28 bin TL verip, açlık sınırının 37 bin TL, yoksulluk sınırının 122 bin TL olduğu ülkede seçim sandığına giderken, her türlü hileyi, hurdayı göze aldığını gösterip, güya sizi, bizi yıldırmaya, milleti korkutmaya, iradesine yön vermeye çalışmaktadır.bir veya daha fazla kişi, kalabalık, Brandenburg Kapısı ve yazı görseli olabilir"ESKİ SİYASETİN PİLİ BİTMİŞTİR"

Erdoğan ve AK Parti siyaseti, arkamızdaki 15 Temmuz Köprüsü'nün gerçekliği kadar tükenmiştir. Seçimi kazanmak için para arayan, onun için bu köprünün 30 yıllık gelirini, üç beş yıllık peşini bir kerede verene veren, doğmamış çocuğun hakkını, 30 yıl sonradan alan, siyasetine kaynak arayan bir iktidarın ayakta kalması mümkün değildir. And olsun ki, 59 TL'ye geçilen köprüyü satıp 250 TL geçiş yaptırmayı kafaya koyanlara, bunun parasını İngilize, Fransıza teklif edenlere, karşılığında 'bir beş yıl daha' diyenlere and olsun ki AK Parti'nin kara düzeni yıkılacak, YENİ Parti'nin yeni düzeni kurulacaktır.

Eski siyasetin pili bitmiştir, biz eskimiş, çürümüş, köhnemiş siyaseti geride bıraktık, milletin desteğiyle yeni bir yola çıktık, yeni bir parti kurduk. YENİ Parti'nin kuruluş talimatı millettendir. YENİ Parti'nin adını koyan sizsiniz, bütçesini yapan sizlersiniz. YENİ Parti Türkiye'nin yeni umududur. Eski siyaset, 'ben kazanayım' der. Yeni siyaset 'Millet kazansın' der. Eski siyaset, 'Ben gidersem ülke biter' diyor ama yeni siyaset, 'Sen gidersin Türkiye kalır, parti gider millet kalır, iktidar değişir cumhuriyet kalır' diyor.

"ARTIK BÜTÜN DEMOKRATLARIN BİRLEŞME VAKTİ GELMİŞTİR"

İlk sandık geldiğinde Üsküdar’ın kararını yine Üsküdarlılar verecek. İstanbul’un kararını İstanbul verecek. Türkiye’nin kararını bu millet verecek. Ve o sandığın başında hiç kimsenin gölgesi olmayacak. Ne valinin ne savcının ne bakanın ne sarayın. Söz milletin olacak. Onlar Üsküdar’ı bir belediye binasından ibaret sandılar. Oysa Üsküdar haysiyet, edep, hüsnüniyet, zarafet, masumiyet, cesaret demektir. Üsküdar’ın ne olduğunu, Üsküdar’ı güya çok eski tanıyıp, şimdilerde unutanlara Üsküdar hatırlatacak. Sandığa kadar sabır, ondan sonrası selamet.

Biz YENİ Parti’yi, ‘Partimizi elimizden aldılar. Bir partimiz olsun’ diye kurmadık. Biz YENİ Parti’yi iktidar olsun diye kurduk. Üsküdar’a müjdelerim ki eskiler, eskinin sahibi Erdoğan, eskiler, eskiler, onlar yolun sonundalar; yeniler, biz daha yolun başındayız. Artık saflar netleşmiştir. Yapılacak seçim, demokratlarla otokratlar arasındadır; Türkiye İttifakı ile darbe ittifakı arasındadır. Butlancılar ve darbeciler, otokratların safındadır. Arkadaşlarına atılan iftiralar üzerinden onlara prim vererek, partinin içinde iktidar arayanlar, Türkiye’nin muhalefeti olmaya razı olanlar; oyun bozulmuştur, YENİ kurulmuştur. Asla yenilmeyeceğiz. Biz kazanacağız. Artık bütün demokratların birleşme vakti gelmiştir. Üsküdar iyi bilir; ayrılıkta azap, birliktelikte rahmet vardır.

Biz, hepimiz korkuya karşı umudun, eskiye karşı yeninin mücadelesini veriyoruz. Sonu ne olursa olsun bu yolda kararlılıkla yürüdük, yürüyeceğiz. ‘Yaşasın demokrasi’. ‘Yaşasın Cumhuriyet’. ‘Yaşasın Türkiye’. Bu meydan yepyeni bir iktidarın, Cumhuriyet iktidarının, Atatürkçülerin, milliyetçilerin; devletini sevenlerin, özgürlüğünden taviz vermeyenlerin; zalimlere direnenlerin meydandır."bir veya daha fazla kişi, hoparlör ve kalabalık görseli olabilir

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.