Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu’nun dikkat çektiği gelişmeler, Türkiye’nin çevresindeki güvenlik tablosunun çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
KIBRIS’TA YUNAN F-16’LARI VE SAVAŞ GEMİSİ
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Savunma Bakanı Vasilis Palmas, 28 Ekim'de yaptığı açıklamada Yunanistan'a ait F-16 savaş uçakları ile bir Yunan savaş gemisinin Kıbrıs'ta kalıcı varlık gösterdiğini ifade etti. Ayrıca İsrail ile savunma sanayisi ve askerî tedarik alanındaki iş birliğinin genişletileceği bildirildi.
DOĞU AKDENİZ’DE DENİZ YETKİ ALANLARI
Yunanistan ile GKRY arasındaki denizaltı elektrik bağlantı projesi kapsamında Fransız araştırma gemilerinin bölgedeki faaliyetleri de yakından takip ediliyor. Projenin güzergâhına ilişkin deniz tabanı araştırmaları, Türkiye'nin kıta sahanlığı ve deniz yetki alanlarından kaynaklanan hakları bakımından önem taşıyor.
Bağcıoğlu, daha önce yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye'nin deniz yetki alanlarını ilgilendiren araştırmaların hukuki çerçeveye uygun yürütülmesi ve hakların sahada da korunması gerektiğine dikkat çekmişti.
KARADENİZ’DE FRANSIZ DENİZ KARAKOL UÇAĞI
Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılar ve deniz güvenliği riskleri artarken Fransa, Atlantique 2 tipi deniz karakol uçağını Romanya'ya konuşlandırdı. Uçağın, 18 Ekim-6 Kasım tarihleri arasında Batı Karadeniz'de gözetleme faaliyetlerinde bulunması planlanıyor.
MİLLÎ GÜVENLİK VE EGEMENLİK HAKLARI
Bütün bu gelişmeler, Türkiye'nin yalnızca güncel diplomatik gündeme değil; Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs ve Karadeniz'deki askerî hareketliliğe de dikkatle odaklanmasını gerektiriyor.
Millî güvenlik; deniz yetki alanlarının korunması, askerî caydırıcılık, diplomatik girişimler ve uluslararası hukuktan doğan hakların kararlılıkla takip edilmesiyle doğrudan bağlantılıdır.
Türkiye'nin çevresinde yaşanan gelişmelerin, günübirlik siyasi tartışmaların ötesinde, uzun vadeli bir devlet politikası perspektifiyle değerlendirilmesi önem taşıyor.
Yorum Yazın