Caydırıcılığın yalnızca askerî tedbirlerle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Bağcıoğlu; güçlü bir siyasi irade, hukuki altyapı ve sahadaki kararlılığın bir bütün olarak ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Milli Hak ve Menfaatler İçin 4 Kritik Adım
Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki milli hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik stratejik önerilerini sıralayan Yankı Bağcıoğlu, şu hususların altını çizdi:
-
Deniz Yetki Alanları Kanunu: Deniz Yetki Alanları Kanunu’nun bir an önce yasalaştırılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti.
-
Ege'deki İhtilaflı Adalar: Kanun içeriğinde, Ege’de egemenliği uluslararası anlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıklar meselesine—ada isimleri tek tek belirtilmeden—mevcut ihtilafı ve hukuki statüyü koruyacak bir formülle yer verilmesi gerektiğini savundu.
-
Doğu Akdeniz’de MEB İlanı: Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan etmesi gerektiğini vurguladı. "Önce ilan, ardından müzakere ve anlaşmalar" yaklaşımının Türkiye’nin diplomatik ve hukuki hareket alanını pekiştireceğini kaydetti.
-
Saha Faaliyetlerine Dönüş: Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarımızda Aralık 2020’den bu yana ara verilen araştırma faaliyetlerine vakit kaybetmeksizin yeniden başlanması çağrısında bulundu.

Yorum Yazın