Türkiye uzun süredir yalnızca ekonomik bir kriz yaşamıyor. Aynı zamanda ciddi bir demokrasi ve hukuk sınavından geçiyor… Böylesi bir dönemde ana muhalefet partisi CHP’nin içine sürüklendiği tartışmaların ülkeye maliyeti her geçen gün daha da artıyor…
Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçtiğimiz cuma günü SZCTV’de yaptığı açıklamalar, özellikle CHP tabanında büyük bir hayal kırıklığı yarattı... Geçmişte dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda AKP’ye verdiği destek, Gezi Parkı sürecindeki tutumu ve bugün yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri, birçok partili tarafından tutarsız bulunuyor ve gerçekdışı olarak değerlendiriliyor… Söyleşisinde dile getirdiği bazı görüşler de tartışmaları azaltmak yerine daha da büyüttü…
Çünkü 13yıl boyunca bilinçli olarak hiçbir seçimi kazanmayan Kılıçdaroğlu, demokrasiyi askıya alan, laik demokratik hukuk devletini yok eden ucube rejimin hileli referandum sayesinde kurulmasına da destek oldu…
****
Asıl soru şu: Kılıçdaroğlu’lu süreç kime yarıyor?
Bugün Türkiye'nin gündeminde hayat pahalılığı, yargı tarafsızlığının askıya alınması, gençlerin geleceği, dış politikadaki kırılganlıklar ve demokrasi sorunu dururken, kamuoyu, Kılıçdaroğlu’nun AKP adına başlattığı “CHP'nin iç kavgasını” konuşuyor… Kılıçdaroğlu sadece koltuk hırsı için değil, arkasındaki “üst aklın” verdiği görevi gereği, yaptığı yasa ve ahlak dışı işlemler sonucunda hem CHP’yi hem de yurttaşları çaresiz bırakıyor…
Oynanan oyunun, iktidarın işine geldiğini görmek için siyasi uzman olmaya gerek yok…
****
İktidarın millet üstündeki baskı ve sindirme planına katkı sunan bir çizgi izleyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin “iktidarı denetlemek, yurttaşların sorunlarını çözmek ve iktidar yolundaki hızlı yürüyüşüne devam etmek yerine” kendi içinde yeni çatışmalar çıkararak, kardeşi kardeşe kırdırıyor.
Amaç belli, CHP’yi çelmeleyerek iktidar hedefine ulaşmasını engellemek…
Herhalde CHP’ye yaptığı her kötülük için İktidardan da kocaman bir “aferin” alıyordur…
****
Çünkü, güçlü, birleşik ve seçime odaklanmış bir CHP, iktidara ciddi bir rakiptir…
Hele hele 15,5 milyon yurttaşın yapılan ön seçimde bizzat sandığa giderek, Ekrem İmamoğlu’nu, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlemesi, halkın ” yeter artık” çığlıkları, AKP’nin Kılıçdaroğlu’na dört elle sarılmasına neden oldu…
****
Milyonlarca yurttaşın, AKP iktidarını sandığa gömme kararlılığını gösteriyor olması “Cumhur İttifakını “korkutmaktadır… Bu nedenle devreye giren üst aklın, tipik bir bürokrat olan Kılıçdaroğlu’na güveni tamdır… Zira verdikleri görevi kusursuz yerine getireceği konusunda hiçbir kuşkuları yoktur… Çünkü bürokrat biat edendir… Üstlenilen görev;” CHP’de iç çatışma çıkarıp, iktidar yürüyüşünü engelleyerek iktidarın elini rahatlatmaktır… Tüm yapılanlar ülke üzerinde oynana oyunun ne denli ahlak ve kural dışı olduğunun somut bir göstergesidir…
****
Bu nedenle CHP içindeki her gerilim, sadece parti meselesi olmaktan çıkmakta, ülkenin geleceğini de ilgilendirmektedir…
Çünkü muhalefetin zayıflaması, ipi azıya almış siyasal İslamcıların “cihat” adına Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkma hayallerine su taşımaktadır…
Toplumsal Muhalefetin parçalanarak zayıflatılması, “Talibanvari niyet taşıyanların” üzerindeki denetim ve frenleme mekanizmalarını da yok etmektedir…
Şu gerçeği de görmek gerekir, “ağacın kurdu kendindendir!”
Her toplumun bir haini vardır…
Önemli olan o hainleri bulup ifşa etmektir…
****
Peki çözüm nedir?
Çözüm, kişisel hesaplarda değil, ortak akıldadır… CHP'nin tarihi, bireylerden daha büyüktür! CHP’nin yöneticileri de eski genel başkanları da bu gerçeği görmek zorundadır… Eğer tartışmalar yeni bir parti oluşumuna kadar giderse, bunun kısa vadede bazı isimlere hareket alanı açması mümkündür… Ancak, Türkiye siyasi tarihinin gösterdiği bir gerçek vardır ki: Muhalefetin parçalanması çoğu zaman iktidarı güçlendirir!
****
Özgür Özel'in önündeki en önemli görev, örgütü ve seçmeni aynı hedef etrafında toplamaktır… Nitekim yeni uyguladığı halkla kucaklaşma politikasının geri dönüşleri bu yolun başarılı olduğunu gösteriyor…
Siyaset yapma biçimi değiştikçe, toplumla ittifak daha da gelişir, siyasi özgüven artar, hedefe ulaşmak kolaylaşır… Başarı, yeni ayrışmalar üretmekte değil, kırgınlıkları azaltmakta yatmaktadır!.. Bugün ihtiyaç duyulan şey, yeni kavgalar değil; demokrasi, hukuk ve Cumhuriyet değerleri etrafında birleşen güçlü bir toplumsal iradenin oluşturulmasıdır… CHP'nin tarihi sorumluluğu tam da budur…
Kılıçdaroğlu marifetiyle ve devlet gücüyle AKP, kurguladığı oyunda başarılı olur, seçim yolunda CHP’yi saf dışı bırakırsa ,o zaman yeni bir partide dahil olmak üzere bir yol bulunur… İktidarın yaydığı;” bunlar seçim yapmaz, yapsa da oyları çalarlar,” anlayışı, CHP ve muhalefetin hızını düşürmek için kullandıkları bir algı yöntemidir…
Hoş, Akıldane Trump AKP için “seçim hilelerini iyi bilirler” sözünü etsede, çöken ekonomide aç, işsiz kalan, tüm değerlerinin ellerinden alındığını, emeklerinin sömürüldüğünü ve çocuklarının geleceğinin olmadığını bilen halkımız, iktidarı yıkmaya kararlıdır... Özgür Özel’in yürüyüşü bellidir. Hedefi de doğrudur…
Sandık konulduğunda şimdiki toplumsal muhalefet iktidar olacaktır…
Yorum Yazın