Fikri Sağlar
Fikri Sağlar

OVP değil, önce bu ekonomiyi kim çökertti onu konuşalım...

Yayınlanma: 10 Eylül 2026
195258 Görüntüleme

Tam da ATATÜRK’ün KIZLARININ Avrupa Voleybol Şampiyonu olduğu gün, iktidar yeni bir “Orta Vadeli Ekonomi Programı” açıkladı...

Sözde çöken ekonomi, bu planla kalkınacak!

***

Ama ne yazık ki açıklanan bu planla; Atatürk’ün Kızlarının yeni başarısının ardından yurttaşların mutluluğu kursaklarında kaldı...

Bugünkü yönetim anlayışı, kazanılan büyük başarıların mutluluğunu dahi yaşamaya izin vermiyor...

***

Kadınlar Voleybol Avrupa Kupası” madalya töreni sonrası Kaptan Eda Erdem’in akıl ve duygu dolu konuşması kalplerimize kazındı...

Salon “Atatürk’ün askerleriyiz” sloganıyla inlerken Atatürk’ün Kızları, kadınlara ve gelecek kuşaklara başarıları ve akıllarıyla örnek oldular...

Dünyayı yerinden oynatan gücün nedeni, çağdaş, laik, demokratik Cumhuriyetin kazanımlarıydı...

Voleybolcu kızlarımız, “görkemli rol modelliklerini” müthiş bir vakar ve olgunluk içinde dünyaya sergiledi... Gurur duyduk!

Ancak halkın vergileriyle yaşayan TRT, büyük bir kıskançlıkla Atatürk’e olan sevgiyi göstermedi...

TRT yöneticileri bir şeyi unutmasınlar, bu ülke en değerli varlığı olan Atatürk’e yapılan saygısızlığı hiç unutmaz ve ilk fırsatta gereğini yapar!

Yüz akımız olan, “Modern ve mazbut Türk Kadınlarını” temsil eden tüm sporcuları, teker teker kutluyorum...

Emeği geçenlere teşekkür ediyorum...

***

İktidar yine önümüze bir Orta Vadeli Program koydu...

“Enflasyon düşecek, büyüme artacak, bütçe düzelecek, vatandaş rahatlayacak!” dedi...

İyi de önce şu soruya cevap vermeli: “Türkiye ekonomisini bu hale kim getirdi?”

***

23 yılı aşkın süredir ülkeyi muhalefet yönetmiyor...

Merkez Bankası başkanlarını muhalefet değiştirmedi...

“Faiz sebep, enflasyon sonuç” politikasını muhalefet uygulamadı.

Türk lirasının değer kaybının, hayat pahalılığının ve vatandaşın satın alma gücündeki erimenin siyasal sorumluluğu da muhalefetin değil!

AKP iktidarı şimdi kendi yarattığı yangının önünde itfaiyeci fotoğrafı vermeye çalışıyor.

Ama anlamıyor ki “OVP bunun için yetmez...”

Çünkü Türkiye’nin sorunu yalnızca enflasyon değildir; iktidarın ekonomi yönetimine duyulan güvenin aşınmasıdır!”

***

Yıllarca “Nas var” denilerek ekonomi biliminin temel gerçekleriyle kavga edildi... Cehalet ekonomiyi çökertti...

Enflasyon yükselirken faizler indirildi. Kur patladı...

Ardından “Kur Korumalı Mevduat” getirildi. Kasa delindi...

Sonra yanlış politikanın bedelini temizlemek için yeniden yüksek faize dönüldü!

Şimdi vatandaşa ne deniliyor?

Sabret!

***

Emekli sabredecek. İşçi sabredecek. Memur sabredecek...

Esnaf zamlarla boğuşacak! Genç, iş bulmayı bekleyecek...

Kiracı maaşının büyük bölümünü ev sahibine verecek!

Peki, iktidar ne yapacak?

***

Yeni hedef açıklayacakmış!

Asıl tartışılması gereken iktidarın, sürekli uygulamaya çalıştığı yanlış yöntemlerdir...

Yeni planlarlar yaparak en kolay yol olan, dolaylı dolaysız vergileri yükseltip, halkın sırtından yeniden ekonomiyi düzeltmeye çalışacak olmasıdır...

***

Ekonomiyi düzeltmenin faturası neden sürekli halka kesiliyor?

Vergi sisteminin yükü neden tüketim üzerinden dar gelirlinin omzuna biniyor?

Kamuda gerçek tasarruf neden tepeden başlamıyor?

Kamu ihalelerinde rekabet ve şeffaflık neden tartışılmaz ve bir devlet ilkesi haline getirilemez?

Üstelik ekonomi yalnızca para politikası değildir.

Hukuktur!

Demokrasidir!

Kurumlardır!

Liyakattir!

Bir ülkede yatırımcı yarın hangi kuralla karşılaşacağını bilmiyorsa, Merkez Bankası’nın kararlarının arkasında siyasi müdahale olup olmadığını sorguluyorsa, ekonomik güveni yalnızca yüksek faizle satın alamazsınız...

“Yeter artık” deme zamanı gelmedi mi?

***

AKP’nin ekonomik başarısızlığı tam burada ortaya çıkıyor: Çünkü iktidar; “Türkiye’nin geleceğine duyulan güveni aşındırdı...”

Şimdi “OVP ile bu güven yeniden kurulmak isteniyor.” Mümkün mü? Hayır!

***

Ama artık mesele birkaç puanlık enflasyon hedefi, birkaç milyar dolarlık rezerv veya yeni bir büyüme tahmini değildir.

Mesele, bu hesabı kimin ödeyeceğidir.

Yıllarca yanlış kararları verenler koltuklarında oturacak, faturayı emekli mi ödeyecek?

İşçi mi?

Esnaf mı?

Çocuğuna harçlık veremeyen baba mı?

Pazarda filesini yarım dolduran anne mi?

Hayır.

***

Bir ülkenin ekonomisini yönetenler başarıyı sahipleniyorsa, çöküşün siyasi sorumluluğunu da üstlenmek zorundadır...

İktidar bugün “Ekonomiyi düzeltiyoruz” diyorsa, milletin soracağı tek bir soru vardır:

Nasıl düzeltiyorsunuz?

Çünkü bu ülkeyi 23 yılı aşkın süredir siz yönettiniz!

Direksiyon sizdeydi.

Kararları siz aldınız.

Yanlışları siz yaptınız.

Şimdi hesabı millete ödetip, kurtarıcı rolüne soyunamazsınız!

***

Türkiye’nin ihtiyacı yeni bir OVP’den önce yeni bir anlayıştır...

Ve halk, sandık önüne geldiğinde yalnızca ekonomiyi sorgulamayacak, yoksulluğu kalıcı hale getiren, emek yerine sermayeden yana olanlardan ve umutlarını yok edenlerden de hesap soracaktır!

Hele, ülkenin değerlerini yandaş emperyalistlere peşkeş çekenleri hiç unutmayacaktır!

Çünkü mutfaktaki yangını artık hiçbir ekonomik sunum gizleyemez...

Yorum Yazın