Bir haftadır AKP’de öyle bir telaş var ki...
Sanmayın memleket ve millet meseleleri.
RTE'nin derdi fon depreminden az hasarla kurtulmak,
AKP aktörlerinin ki ise parti içinde ve iktidarda koltuk sahibi olmak.
Fon depreminin ucu nereye kadar giderse gitsin diyenler,
El altından ana muhalefete dosyalar gönderenler...
Ama nedense bir türlü failler açıklanamıyor,
Her zaman yapıldığı gibi,
Gerçekleri haberleştiren gazeteciler suçlanıyor, gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor.
*
Tabi ki ülkenin gündemi değiştirilmeli,
Millet, ak’ın altındaki karaları görmemeli.
Yargının değerli mensupları hemen girdi devreye,
Belediyelere operasyonlar, başkanlara tutuklamalar geldi peş peşe.
Üstüne de İzmir’de son derece “demokratik” müthiş bir “zafer” transferi,
Dillerinde de sözlerinden korktukları İzmir’in dağlarında çiçekler açar marşının nağmeleri.
*
Fonlarda ortaya çıkan talanı inkar etseler de mağduru oynasalar da arınmaya çalışsalar da nafile.
İşin özeti, Millete faiz haramdır diyenler,
Faizden, fondan, havadan para kazanmanın peşindeler.
Gündemde olmayanlar ise,
Milletin sorunları,
Karadeniz’de 3 gemimizin vurulması.
*
Siyasette yaşananların nedeni,
Ülkemizde 1980’den beri var olan,
Neo-liberalizmin emeği ve halkı yok sayan ideolojisiz siyaset düzenidir,
Bu düzenin günümüzdeki uygulayıcısı olan RTE-AKP’dir.
Ne acıdır ki siyasetin sol tarafı da uydu bu Neo-liberal siyasete,
Etnik ve inanç kimlikleri öne çıktı sol partilerde.
Sonuçta siyasi bilinçten ve parti kimliğinden yoksun üyeler,
Kimlikleriyle varoldular partilerde
*
Yönetimlerin aday gösterdiği böylesi parti üyeleri,
Belediye başkanı, meclis üyesi, milletvekili seçildiler.
Düne kadar iktidara ağzına geldiğini söyleyen 67 belediye başkanı ve 20 milletvekili,
Ya kişisel çıkarları uğruna bulaştıkları yasa dışı işlerden,
Ya da iktidarın siyasi baskısından korkuyla bir anda ağız değiştirdiler,
Tutuklu olan milletvekili ve 35 belediye başkanının erdemli duruşlarını göstermediler.
Kendilerine oy veren yurttaşların iradesine,
Partilerine ve üyelerine ihanet ettiler,
Karşılıklı methiyelerle de iktidar partisine geçiler.
*
Sözün özü,
Halkı ve emeği yok sayan ideolojisiz siyasetle,
Demokrasi de toplumsal barış da çağdaş bir yaşam da var olmaz,
Siyasi bilince ve parti kimliğine sahip olmayan üyelerle de iktidar olunamaz, iktidarda da kalınamaz.
Çözüm,
Partilerin emek sermaye temelinde kendi ideolojileriyle siyaset yapmasıdır.
Siyasetin demokrasinin gerçek sahibi olan Milletin iradesini kayıtsız şartsız kabul etmesidir,
Siyasi partilerin gerçek sahibi olan siyasi bilince sahip, parti kimliğine bağlı gerçek üyelerin yöneticilerini ve adaylarını seçmesidir.
Yorum Yazın