Kişilerin doğru bilgiye doğru kaynaktan ulaştıkları, kendi sağlıklarının yanı sıra çevrelerindeki kişilerin sağlıklarını geliştirdikleri, bilgi düzeylerini arttırdıkları toplumsal anlamda gelişmişliğin göstergesi bir söylemdir.
Sağlık okur yazarlığı uzun bir süreçtir. Eğitim seviyesi ile artacak veya azalacak bir durum değildir ve ayrı şeylerdir. Her okuduğumuz ya da duyduğumuz bilgi doğru bilgi değildir ve bilgi kirliliği içinde kişiler sağlıkları konusunda endişe içindedir.
İlk olarak olması gereken kişinin kendi sağlığı hakkında farkındalığının olması, İkincisi ise sağlık konusunda bilgi edinme isteğidir. Çünkü erişkin öğrenmesi tamamen kişinin isteme ve çabasına bağlıdır. Üçüncü aşamada ise öğrenilen bilginin uygulanması, davranışa dökülmesi önem arz etmektedir.
Ülkemizde sağlık okur yazarlığının ölçüldüğü çeşitli anketler ve çalışmalar bulunmaktadır. Bunun yanında SAĞLIKLI HAYAT MERKEZİ adı altında Sağlık Bakanlığı’nın yapılanması dikkat çekicidir. Sağlıklı hayat merkezinin akademileri doğru bilgilerin doğru kaynaktan alınması için halkımıza hizmet vermektedir. Sağlıklı hayat merkezlerinde doktor, diş hekimi, sosyal çalışma uzmanı, psikolog, çocuk gelişim uzmanı, diyetisyen, fizyoterapist bulunmaktadır. Şu anda günümüzde hizmet vermeye devam eden bu yapılanma bilgilendirme toplantıları ile halkla iç içedir. Asıl amacı toplumun bilgi düzeyini arttırmak olan merkezilerin diğer hedefleri arasında; halkın hastalıklardan korunmasını sağlamak, kişinin olası hastalıklarını tespit etmek, olan hastalıklarını yönetebilmesi için bilinçlendirmek, kronik hastalıklardan uzun vadede olabildiğince zarar görmesini engellemek, kişilerin sağlık harcamalarını düşürmektir.
Eski çağlarda şifa dağıtan kişilerin tanrılaştırıldığı, toplumda saygı duyulduğu ve ayrıcalıklı oldukları bilinmektedir. Toplum içinde de bunun örnekleri vardı. Mesela köylerde hasta olunduğunda soru sorulan kişiler olurdu. Hekimlik zamanla profesyonel bir meslek haline geldi. Bunun yanında hala toplum içinde sağlık konusunda ilgili insanlar vardır.
Hatta her ailede bir kişi şifa dağıtma işini üstlenmiştir. Genelde annelerin nane limon kaynatması bunun bir örneğidir. Özellikle ilgili kişiler olmak üzere farkındalığı yüksek olan herkesin doğru bir şekilde bilgilendirilmesi, yönlendirilmesi, çevrelerine olan faydalarını arttırılması sonucunda sağlık okuryazarlığı artacaktır.
Atalarımızın dediği gibi ‘’Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’’ Daha sağlıklı bir toplum için el ele… Sağlıklı kalın…
31.01.2026
Uzm. Dr. Seval SARIKAYA
Yorum Yazın