Takvim değişirken biz acele etmiyoruz.
Çünkü biliyoruz; yıl değil, niyet değiştirir insanı.
Ben ve eşim, geride kalan zamanın muhasebesini sessizce yapıyoruz.
Ne kazandık, neyi kaybettik değil;
neyi birlikte taşıyabildik, ona bakıyoruz.
Her yıl biraz daha anlıyoruz ki hayat,
tek başına güçlü olmayı değil,
yan yana dayanabilmeyi öğretiyor.
Bazen yorgun düştük,
bazen kelimeler yetmedi,
ama aynı yerde kalmayı başardık.
Yeni yıl bizim için yeni sözler vermek değil,
eski sözleri tutmaya devam etmek demek.
Daha çok dinlemek,
daha az kırmak,
daha geç vazgeçmek demek.
Bu yıl bize şunu öğretti:
Hayat bazen yoruyor, bazen susturuyor ama eşin yanındaysa
hiçbir yük tek başına taşınmıyor.
Bazen aynı cümleyi kuramadık,
ama aynı duada buluştuk.
Yeni yıl bizim için yeni sözler vermek değil;
birbirimize verdiğimiz sözleri
daha sağlam tutmak demek.
Biraz daha sabır,
biraz daha anlayış,
biraz daha “buradayım” demek.
Bu yıl da büyük hayaller kurmuyoruz.
Sağlık, huzur ve akşamları aynı masada buluşabilmek yeter.
Gerisi zaten birlikte olunca
kendine yol buluyor.
Yeni yıl kapıyı çalarken
ben eşimin elini tutuyorum.
Çünkü biliyorum ki
aynı yolda kaldığımız sürece
hangi yıl olduğu değil,
kiminle olduğu önemli.
Ben eşimle birlikte şunu öğrendim:
Mutluluk kusursuz günlerde değil,
kusurlara rağmen kalabilmekte gizli.
Birlikte sustuğumuz anlar,
yüksek sesle güldüğümüz anlardan
daha öğretici oldu bazen.
Bu yıl da büyük hayaller kurmuyoruz.
Sağlık, huzur ve akşamları aynı çatı altında
aynı yorgunluğu paylaşabilmek yeter bize.
Gerisi zaten zamanla şekil buluyor.
Yeni yıl kapıdan içeri girerken
biz birbirimize bakıyoruz.
Çünkü biliyoruz ki
aynı yöne bakabildiğimiz sürece
hangi yıl olduğu çok da önemli değil.
Yeni yıl bize değil,
biz yeni yıla iyi gelelim istiyoruz.
Birlikte, olduğu gibi ve eksilmeden…
Yeni yıl bize iyi gelsin.
Eşimle birlikte…
Sessiz, gerçek ve eksilmeden.
“Seni Çok Seviyorum Kıymetli Eşim Eda’m…”
Yalçın Sevim
Yorum Yazın