1/ Rusya-Ukrayna Savaşı, askerî sağlık sisteminin muharebe gücü ve askerlerin hayata tutunması açısından taşıdığı hayati önemi bir kez daha ortaya koyuyor.
2/ Uluslararası açık kaynak değerlendirmelerine göre, Rus ordusunda hayatını kaybeden her askere karşılık yalnızca 1,3 yaralı bulunurken, Ukrayna’nın açıkladığı verilerde bu sayı yaklaşık 8.
3/ Geçmiş savaşlarda ise genel olarak 3–4 yaralı görülüyor. Bu dikkat çekici fark, özellikle Rus ordusunda yaralıların zamanında tedavi ve tahliye edilememesi nedeniyle muharebe sahasında hayatını kaybediyor olabileceğine işaret ediyor.
4/ Rusya, 2008’deki reformlarla askerî sağlık teşkilatını küçülttü. Uzman personel, asker hastaneleri ve sağlık destek kapasitesindeki kayıpların modern savaş koşullarında yarattığı sorunlar bugün daha belirgin hâle geliyor.
5/ Ukrayna ise savaşın içinde edindiği tecrübelerle askerî sağlık sistemini geliştiriyor. İnsansız kara araçlarıyla yaralı tahliyesini yaygınlaştırıyor; ilk müdahale, zırhlı tahliye, harp cerrahisi ve rehabilitasyonu bütünleşik bir sistem olarak ele alıyor.
6/ Türkiye’de ise 2016 yılında 669 sayılı KHK ile GATA ve asker hastaneleri Sağlık Bakanlığına devredildi. TSK’nın kendisine özgü, bütünleşik askerî sağlık teşkilatı ortadan kaldırıldı ve aradan geçen yıllara rağmen tüm basamaklarıyla yeniden tesis edilmedi.
7/ Rusya’nın yaşadığı zafiyetler ve Ukrayna’nın savaş sırasında geliştirdiği çözümler, Türkiye için açık bir uyarıdır. Askerî sağlık sistemi yalnızca hastanelerden ibaret değildir; muharebe sahasında ilk müdahaleden sıhhi tahliyeye, harp cerrahisinden rehabilitasyona kadar kesintisiz işlemesi gereken bir sistemdir.
9/ Askerî sağlık sistemi bir tercih değil; harbe hazırlığın, muharebe gücünün ve askerimizin hayatını korumanın vazgeçilmez unsurudur.
OYALAMAYA VE ZAMAN KAYBINA TAHAMMÜL YOKTUR!
Yorum Yazın