Asgari ücret masası kurulduğunda, masanın etrafında kimlerin oturduğu kadar, kimin sesinin duyulduğu da önemlidir. Bugün geldiğimiz noktada şu soruyu sormak kaçınılmazdır:
Sermaye, asgari ücrete gerçekten zam yaptırır mı?
Teorik olarak asgari ücret; çalışanın insanca yaşayabilmesi için belirlenen en düşük ücrettir. Pratikte ise çoğu zaman, çalışanın emeğinden çok işverenin kâr kaybı yaşamaması esas alınarak şekillenen bir rakama dönüşmektedir.
Masada İşçi Yoksa, Emeğin Değeri de Yoktur
Asgari ücret belirleme masasında işçi temsilcileri yoksa ya da sembolik olarak bulunuyorsa, o masadan çıkacak karar emeği değil, sermayeyi korur. Çünkü sermaye için asgari ücret bir “geçim meselesi” değil, bir “maliyet kalemi”dir.
İşçinin pazara gittiğinde filesinin dolup dolmadığı, çocuğunun okul masrafını karşılayıp karşılayamadığı, kirasını ödeyip ödeyemediği çoğu zaman tabloların dipnotlarında bile yer almaz. Masada konuşulan; enflasyon oranları, rekabet gücü, ihracat dengeleri ve “işveren zorlanmasın” cümleleridir.
Asgari Ücret Geçim Ücreti Olmaktan Çıktı
Bugün asgari ücret, bir istisna olmaktan çıkıp ortalama ücret hâline gelmiştir. Milyonlarca insan asgari ücretle çalışıyor; hatta kayıt dışı çalışanlar bunun bile altında ücret alıyor. Böyle bir tabloda asgari ücret artışı, lütuf gibi sunulurken; gerçekte yapılan sadece kayıp telafisidir.
Sermaye zam yaptırmaz; ancak zam kaçınılmaz hâle geldiğinde, zararı minimize edecek oranı kabul eder. Yani amaç işçinin refahı değil, çarkların dönmeye devam etmesidir.
Ücret Değil, Kâr Korumalı Sistem
Bugünkü ücret politikası şunu söylüyor:
“Çalışan ne kadar geçinirse geçinsin, yeter ki üretim aksamasın.”
Bu anlayışta emek; değer üreten değil, katlanılması gereken bir gider olarak görülür. Oysa emeğin değersizleştirildiği bir ekonomide ne toplumsal huzur kalır ne de sürdürülebilir büyüme.
Gerçek Soru Şudur
Asıl soru “Asgari ücrete ne kadar zam yapılacak?” değil;
“Bu ülkede emeğin sözü masada gerçekten var mı?” sorusudur.
Eğer masada emek yoksa, çıkan karar ne kadar süslü rakamlarla açıklanırsa açıklansın, gerçeği değiştirmez. O masadan çalışanın alın teri değil, çalıştıranın kâr hesabı çıkar.
Ve unutulmamalıdır:
Emeğin sustuğu yerde, adalet de susar.
Yorum Yazın