Prof.Dr. SERDAR EPÖZDEMİR
Prof.Dr. SERDAR EPÖZDEMİR

UNUTULUŞ

Yayınlanma: 27 Haziran 2026
128753 Görüntüleme
“Hepimiz, bir günlük varlıklarız; hatırlayan da hatırlanan da. Her şey geçicidir – hem hafıza hem de hafızanın nesnesi. Her şeyi unutacağınız zaman yakındır ve herkesin sizi unutacağı zaman da. Hiç aklınızdan çıkarmayın ki göz açıp kapayana dek hiç kimse olacaksınız ve hiçbir yerde.” Irvin Yalom
Her sabah yeni bir güne uyanıyor, işe gidiyor, günlük işleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Hepimiz hayatımızın merkezinde yaşadığımızı düşünerek yaptığımız her eylemde özne olmanın zarafetini hissediyoruz. Oysa zaman, sessiz bir nehir gibi akıp giderken hepimize aynı gerçeği fısıldıyor: Bir gün ne biz kalacağız ne de adımızı hatırlayanlar.
İnsan, unutulmaya karşı savaşan tek canlı belki de. Kimi çocuklarında yaşamayı umar, kimi eserlerinde. Fakat tarihin tozlu sayfalarına baktığımızda, bir zamanlar dünyayı titrettiği söylenen nice hükümdarın, nice kahramanın, nice zenginin bugün birkaç satırlık bilgiye dönüştüğünü görüyoruz.

Oysa insan kendisini önemli hissetmek isteyen bir varlık, söylediğim ilk anda ürkütücü gelebilir: Unutulacağız ve bir süre sonra, kendi torunlarımız dahi hatırlamakta zorlanacak bizleri. İşte bu noktada belki de özgürlüğün kapısı bu farkındalıkla açılabilir. Eğer bir gün herkes bizi unutacaksa, başkalarının onayını kazanmak için neden ömrümüzü tüketelim? Eğer ün, servet ve güç sonunda sessizliğe karışacaksa, neden kalbimizin sesini bastıralım?

Geçici bir ırmakta yıkandığımız metaforu ile bakabilirsek hayatımıza, bu geçiciliğin hayatın düşmanı değil; anlamın kaynağı olduğunu da keşfedebiliriz. Bir çiçeği güzel yapan sonsuza kadar yaşamaması, bir gün batımını değerli kılan birkaç dakika sonra kaybolacak olması ya da hepimizin toprak olacağına yakınlarımızın kaybı ile ulaşmış olmamız değil midir?
Belki de mesele hatırlanmak değildir. Belki mesele, yaşadığımız süre boyunca bir insanın yükünü hafifletmek, bir çocuğun yüzünü güldürmek, bir dostun karanlık gününe ışık olmaktır. Çünkü unutulacak olsak bile, yaşarken bıraktığımız iyilikler dünyanın görünmeyen dokusunda yaşamaya devam edebilir. Günün sonunda, hepimizin varacağı yer aynı sessizliktir. Önemli olan, o sessizliğe giderken nasıl bir insan olduğumuzdur.             
                                               

Yorum Yazın