Hüseyin Okumuş
Hüseyin Okumuş

Kurucu Partinin Kapısı Zorla Değil, Millet İradesiyle Açılır

Yayınlanma: 26 Temmuz 2026
159523 Görüntüleme

Cumhuriyet Halk Partisi, işgal ordularına karşı direnen Kuvâ-yı Milliye'nin siyasal mirasıdır. Böyle bir partinin kapısına zor kullanmanın, güvenlik güçlerinin gölgesinde siyaset üretmenin ya da parti içi meşruiyeti hukuki tartışmalar üzerinden şekillendirmenin, CHP'nin tarihsel kimliğiyle bağdaşmadığını düşünüyorum.

CHP'nin kapıları; polis barikatlarıyla, güvenlik tedbirleriyle ya da güç gösterileriyle değil, üyelerinin ve delegelerinin iradesiyle açılmalıdır. Kuruluş felsefesini Amasya'dan, Erzurum'dan ve Sivas'tan alan bir partide asıl meşruiyetin kaynağı, millet iradesinin parti içindeki yansıması olan üyeler ve delegelerdir.

Bugün "butlan" tartışmaları üzerinden oluşan yönetim krizinin CHP'ye siyasi, örgütsel ve toplumsal zarar verdiği açıktır. Mahkeme kararları ne olursa olsun, partinin geleceğini belirleyecek olan esas güç; CHP üyelerinin ve delegelerinin demokratik tercihidir. Hiç kimse, seçilmediği bir makamı kalıcı bir siyasi hak gibi göremez.

Bu nedenle, üyelerin ve delegelerin doğrudan seçmediği koltuklarda bulunanların, parti içi meşruiyetin yeniden tesis edilmesi adına görevlerini seçilmiş organlara devretmeleri gerektiğini savunuyorum. CHP'nin kurucu değerlerine uygun olan yol; iradenin yeniden üyeye, örgüte ve delegeye teslim edilmesidir.

İl ve ilçe örgütlerinde yaşanan gerginlikler, parti binaları etrafında oluşan çatışma görüntüleri ve teşkilatların fiilen bölünmüş bir görüntü vermesi, CHP'nin asırlık kurumsal hafızasına zarar vermektedir. Kurucu partinin kapıları kırılarak değil, örgütün ortak iradesiyle açılmalıdır.

CHP'nin ihtiyacı yeni kutuplaşmalar değildir; Kuvâ-yı Milliye ruhuna yakışır şekilde hukuka, parti içi demokrasiye ve örgüt iradesine dönüştür. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir zaman makamların partisi olmamış, milletin partisi olmuştur. Onu yaşatacak olan da koltukların değil, kurucu iradenin üstün tutulmasıdır.

Asırlık çınarın gövdesini ayakta tutacak olan; mahkeme salonları değil, üyelerin vicdanı, delegelerin iradesi ve Cumhuriyet'e bağlı milyonların ortak kararlılığıdır.

Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları