Hüseyin Okumuş
Hüseyin Okumuş

Karadeniz’in Dağlarında Yazılan Bir Demokrasi Destanı Mesudiye Kurultayı

Yayınlanma: 11 Haziran 2026
318442 Görüntüleme

Danişmentliler’den Hacıemiroğulları Beyliği’ne uzanan köklü tarihiyle Mesudiye; yalnızca haritada bir ilçe değil, Karadeniz’in yalçın dağlarına yazılmış kadim bir medeniyetin, sarsılmaz bir duruşun adıdır. Yüzyıllar boyunca nice yiğitlerin yetiştiği, nice yolcuların konakladığı bu topraklar; kültürüyle, emeğiyle ve insanıyla Anadolu’nun hafızasında derin izler bırakmıştır.

Ortadan ağır ağır, süzüle süzüle akan Melet Irmağı, Mesudiye’yi ikiye böler gibi görünse de aslında aynı özlemi, aynı kaderi ve aynı memleket sevgisini taşıyan insanların ortak hayat damarıdır. O suyun sesi bazen bir yayla türküsü, bazen bir annenin duası, bazen de gurbette gözleri dolan bir Mesudiyelinin iç çekişidir.
Mesudiye’nin dağlarında yalnızca çam kokusu esmez; orada demokrasi kültürünün, dayanışmanın ve imecenin ayak izleri vardır. Köy odalarında yapılan istişareler, kurultay geleneğini yaşatan buluşmalar, demokrasi forumları ve halkın sözünü korkmadan, mertçe söylediği toplantılar bu yüzdendir. İşte bu yüzden Mesudiye insanı dik durur; paylaşmayı da memleketi için mücadele etmeyi de iyi bilir.
Eskiden Parlayan Işıklar ve Sonra Gelen Derin Sessizlik
Bir zamanlar belde belediyelerinin olduğu yıllarda Mesudiye’nin her köşesinde ayrı bir coşku, ayrı bir canlılık vardı. Üçyol, Topçam, Yeşilce gibi beldelerde adeta bir hizmet yarışı yaşanırdı. Yollar açılır, meydanlar düzenlenir, festivaller ve yayla şenlikleriyle gurbetçiyle yerel halk kucaklaşırdı. Bölge halkı kendini asla yalnız hissetmezdi. Belediyelerin ışıkları gece geç saatlere kadar yanar, insanlar “yarın daha güzel olacak” umuduyla başını yastığa koyardı.
Sonra zaman değişti… Belde belediyeleri kapandı. Birçok kamu kurumu birer birer Mesudiye’den çekildi. Kurumlar küçüldü, o cıvıl cıvıl kapılar sessizleşti. Fabrikasızlık, işsizlik ve gelecek kaygısı gençleri gurbet yollarına düşürdü. Eskiden bayram yeri gibi olan kalabalık sokaklarda, şimdi hüzünlü bir sessizlik dolaşıyor. Birçok köyde dumanı tüten ocak azaldı; kapanan okul kapıları, boşalan lojmanlar, sessiz kalan meydanlar Mesudiye’nin içine işleyen derin bir yalnızlığı anlatıyor artık.
Ama yine de bu toprakların umudu hiç tükenmedi!
Çünkü taş fırınlarda pişen o kuru golit ekmeğinin kokusu, sacda pişen vetili kül çöreği hâlâ hafızalarda. Çocukluğumuzun o tatlı ahlatları, küptüşen meyveleri hâlâ damaklarımızda ve Yollardaki Kağnı arabalarındaki o sesler . Karagöl Yaylaları’nın sisi, yaylalarındaki mantarı Melet’in sesi, yayla yollarındaki o eski sarsılmaz dostluklar yüreğimizde yaşamaya devam ediyor.Mesudiyeden İstanbul a gelirken bindiğimiz sucuların otobüsü Mesudiye bugün biraz hüzünlü, biraz yalnız olabilir; ama kökleri bu kadar derinlerde olan bir çınar kolay kolay devrilmez.
Çünkü Mesudiye sadece taş ve topraktan ibaret değildir; bir kültürdür, bir vicdandır, bir dayanışmadır ve dünyanın neresine giderse gitsin binlerce insanın kalbindeki hiç dinmeyen memleket özlemidir.
Dünyaya Parmak Isırtan Bir Model "Mesudiye Kurultayı"
İşte bu köklü kültürün ve sönmeyen umudun en büyük kanıtı, 1991 yılından beri her yılın Temmuz ayının ilk cumartesi günü kesintisiz toplanan Mesudiye Kurultayı’dır. Gazeteci ve siyasetçi Oktay Ekşi’nin öncülüğünde filizlenen bu köklü gelenek; siyasi kavgaları, ideolojik kutuplaşmaları bir kenara bırakarak halkı, muhtarları, yerel yöneticileri, esnafı ve gurbetteki dernekleri aynı masada buluşturan Türkiye’deki tek ilçe kurultayıdır.
Bugün dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile "Halkı yönetime nasıl katarız?" diye tartışılıyor. Mesudiye Kurultayı, bu tartışmaların dünyaya yerelden verilen en güzel cevabıdır. Sıradan bir vatandaşın, bir kadının, bir çiftçinin; devletin kaymakamıyla, belediye başkanıyla, bürokratıyla hiçbir aracı olmadan yüz yüze gelmesi, derdini direkt hesap sorar gibi değil, ortak akılla ve medenice devletin en üst kademesine söylemesi çağdaş demokrasinin ta kendisidir.
Kurultay Ne İşe Yarar? Haksız Eleştiriler ve Gerçekler
Son yıllarda bazı hemşerilerimizden, yerel esnaftan ya da yöneticilerden kurultaya karşı bir ilgisizlik ve "Kurultay bugüne kadar bize ne kazandırdı ki? Bir fabrika mı açtı, yol mu yaptı?" gibi haksız eleştiriler yükselmektedir. Bu serzenişler kurultayın mantığını tam anlayamamaktan kaynaklanıyor.
Halkımızın Bilmesi Gereken En Önemli Gerçek Şudur: Kurultay; icra makamı olan bir hükümet, bütçesi olan bir bakanlık ya da ihale dağıtan bir belediye değildir. Kurultayın görevi bizzat kepçe getirip yol kazımak veya fabrika binası dikmek değildir.
Kurultayın asıl işlevi; halka bilgi ve belge sunmak, sorunları bilimsel olarak dosyalamak, yön göstermek, rehberlik etmek ve resmi makamların üzerinde güçlü bir kamuoyu baskısı oluşturmaktır. Kurultaydan devletin ya da belediyenin yapması gereken işleri beklemek, kurultayın ruhuna aykırıdır. Kurultayı şahsi menfaat beklentileriyle küçümsemek veya ilgisiz bırakarak etkisizleştirmek, Mesudiye’nin elindeki en büyük demokratik ve siyasi gücü kendi eliyle yok etmesi demektir. Kurultay, halkın sorunları tespit edip çözüm projeleri ürettiği ve bu projeleri hayata geçirmesi için resmi makamları zorladığı bir fikir ve denetim merkezidir.
Bugüne kadar kurultayın yarattığı o büyük birlik ve kamuoyu gücü sayesinde ilçeye yollar, çocuk parkları, sağlık ocakları, okullar ve köy evleri kazandırılmıştır. Kurultay bitince süreç bitmez; yıl içinde Eylül, Aralık ve Mart/Nisan aylarında yapılan değerlendirme toplantılarıyla alınan kararlar tek tek takip edilir.
Son Kurultayda Alınan ve Mesudiye’nin Geleceğini Kurtaracak Tarihi Kararlar
Kurultayın ne kadar işlevsel ve halkın derdiyle dertlenen bir yapı olduğunu görmek için son dönemde oy birliğiyle alınan kararlara bakmak yeterlidir:
• Kararlara bakıldığında Doğayı ve Yaylaları Koruma Seferberliği Mesudiye’nin temiz havasını, suyunu ve ekolojik yapısını korumak adına; bilinçsizce yapılan maden aramalarına, yayla sınır sorunlarına, çarpık ve aykırı yapılaşmaya, doğayı katleden HES’lere, çevreye atılan katı-sıvı atıklara ve bilinçsiz orman kesimlerine karşı halkın, STK’ların ve kurumların örgütlü bir şekilde karşı durması kararlaştırılmıştır. Bu çevre mücadelesi her toplantıda ana gündem yapılacaktır.
• Dünya Demokrasi Forumu (DDF) Müjdesi Prof. Dr. Aziz Ekşi başkanlığındaki yürütme kurulu; Mesudiye’ye büyük emekleri olan iş insanları Yılmaz Korkmaz ve Engin Özmen başta olmak üzere Ordu Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Rektör ile görüşerek dünyayı Mesudiye’de buluşturacak Dünya Demokrasi Forumu için tam yetkiyle çalışmalara başlamıştır. Uluslararası katılımcıların ağırlanacağı, internet sitesinden sekretaryasına kadar profesyonelce yönetilecek bu forum, Mesudiye adını dünyaya duyuracaktır.
• Hayvancılık ve Nüfus Yoğunluğu (Kırsal Kalkınma) İlçede kurulacak olan Hayvancılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi hakkında halkın belediye tarafından detaylıca bilgilendirilmesi istenmiştir. Ayrıca hastane, yol, ulaşım gibi hizmetlerin devletten daha fazla ödenek alabilmesi için, yılın büyük kısmını Mesudiye’de geçiren hemşerilerimizin nüfus kaydını buraya aldırmaları için seferberlik başlatılacaktır.
• Eğitimde Yeni Bölümler Mesudiye Meslek Yüksekokulu’nda azalan öğrenci sayısını artırmak ve gençleri buraya çekmek için YÖK ve Ordu Üniversitesi nezdinde girişimler yapılarak; ilçenin yapısına uygun Turizm, Ormancılık, Ziraat ve Veterinerlik gibi yeni bölümlerin açılması istenmiştir.
• Elektrik Çilesine Son Verilmesi Yıllardır vatandaşın buzdolabını, televizyonunu yakan ani ve uzun süreli elektrik kesintilerine köklü çözüm bulunması ve eskiyen şebekenin yenilenmesi için ilgili kurumlara baskı kurulacaktır.
• Ulaşım ve Yol Güvenliği Sık sık kazalara sebep olan Yeşilce-Mesudiye yolunun virajlarının genişletilerek bir an önce bitirilmesi, Akdeniz-Karadeniz yolundaki eksiklerin tamamlanması ve tünellerdeki aydınlatmaların ivedilikle yapılması için takibat başlatılmıştır.
• Kontrolsüz Orman Kesimleri ve Orman Kıymeti Orman kesimlerinde dışarıdan gelen yabancıların değil, öncelikle ilçe insanının çalıştırılması istenmiştir. Seyreltme adı altında yapılan ağaç kıyımlarına karşı durulacak ve ilçeden büyük gelir elde eden Orman İşletme Müdürlüğü’nün, ağır tonajlı araçlarla bozduğu Mesudiye yollarını tamir etmesi ve ilçeye gözle görülür yatırımlar yapması talep edilecektir.
• Tarihi Hafızaya Sahip Çıkma Eğitimci Kadir Aksu’nun hazırladığı "Mesudiye Yer Adları Rehberi (Köy adlarının anlamları ve tarihçesi)" ile Ali Avni Yüzbaşıoğlu’nun "Tarihte Mesudiye Şehitleri" isimli kıymetli çalışmalarının kitap olarak basılması için Mesudiye Belediyesi’nin destek vermesi kararlaştırılmıştır.
Sonuç: Mesudiye Halkı Kendi Geleceğine ve Kurultayına Sahip Çıkmalıdır!
Değerli Mesudiyeliler, saygıdeğer esnafımız ve yöneticilerimiz... Göçün, işsizliğin ve kapanan kurumların yarattığı o derin yalnızlığı yenmenin tek yolu, birbirimize ve bu 35 yılı aşan asırlık çınara, yani kurultayımıza sarılmaktır. Gençlerimize mentorluk yapmak, kadın kooperatiflerini ayağa kaldırmak ve doğamızı maden talanından korumak ancak bu ortak akılla mümkündür.
Kişisel kırgınlıklar, siyasi ilgisizlikler ya da "bize ne faydası var" diyerek kurultaya sırt dönmek, Mesudiye’nin geleceğini karanlığa itmektir. Gün, kurultayı eleştirip zayıflatma günü değil; esnafıyla, köylüsüyle, gurbetçisiyle ve belediyesiyle bu eşsiz mirasa sahip çıkma ve onu yüz yıllara taşıma günüdür.
Selam olsun Melet’in gur akan suyuna, Yaylaların sert ama mert rüzgârına, Kapanan belediye binalarında bu toprağa ter dökenlere, Ve Mesudiye sevdasını bir sancak gibi yüreğinde taşıyan tüm güzel insanlara… Kökümüz derindedir, geleceğimiz yine bizim elimizdedir!

Yorum Yazın

Yazarın Diğer Yazıları